BEKLEME KONSEYİNİN KOZMETİK KIYAMETİ


-MEHDİ VE HZ.MESİH-

Bu yazıda binlerce senedir göklerden süzülerek inmesi beklenen ve beklemekten bıkmış olanların kendilerini ilanen; “İşte geldim ben mehdiyim” diyen düdüklerin ve bu ilanı duyunca geri kalmak istemeyen; “İşte geldim ben de mesihim” diyen dümbüklerin değil… Gerçek Mehdi ile gerçek Mesih’in hikayesini okuyacaksınız.
İnsanlar ikibin senedir göklere bakarak kolektif bir bekleme salonunda oturuyor. Teoloji rafları binlerce yağlı boya resmi içinde güzel gözleriyle bize bakan, Yahudi’nin “Maşiah”ı, Hristiyan’ın “Return of Christ”ı, Müslüman’ın “Nüzul-i İsa”sı ve Doğu’nun “Avatar” tablolarıyla tıka basa dolu.
Eskatoloji denilen o “son zaman ilmi” ne yazık ki halkın zihninde devasa bir kozmetik hayalperestliğine dönüşmüş durumda.
Halkın beklediği Mesih; bulutların üzerinden süzülerek inen, ince yüzüne uygun hafif keçi sakallı ve omuzlarına inen düz yağlı saçlarından ışıklar saçan, cildi pürüzsüz bir “Melek-İnsandır” Onlara göre Mesih; bir teolojik parfüm kutusu, bir teselli ikonu veya sadece seçilmişlerin göreceği bir ruhani seraptır.
Her inanç grubu, kendi Mesihini yağlanmış, süslenmiş ve dünyevi kirlerden arınmış bir Ruhani makam sahibi olarak hayal ediyor. (Ahh göklerden süzülerek bir gelse ve elini başıma koyup; “seni kutsuyorum evladım”) dese ve bende düşüp bayılsam…
Bu, insanlığın sorumluluktan kaçmak için uydurduğu en lanet konforlu yalandır: “O göklerden ışıklar içinde süzülüp gelecek ve her şeyi düzeltecek.”
Ancak bu kafa karıştırıcı sahte kutsallık ve yağlı boya tabloları arkasında, sarsıcı bir gerçeklik yatar. Gerçek Mesih; eskatolojik bir fantezi değil, “Kinetik Bir İlahi İcat“tır.
Onu asla gökyüzünden değil, onu bizzat toprak⇒(MEHDİ)⇐fabrikasından bekleyin. Mesih gökten inmeyecek mehdinin kendisinden yükselecek!
Mehdiyi insan sanan hayal perestlere bir Ayet: “Biz yapmadıkmı yeryüzünü bir mehd-i/beşik?” (Nebe  Suresi 6)

mehd ne demek?

M-H-D kökünden gelen Mehd-i: Beşik; Beşik: Büyütülecek, Geliştirilecek, Beslenecek yer demektir. İşte Mesih’in Mehdisi bu demektir. Öyleyse Mesih’in Mehdisi; toprak, arz, yeryüzü demektir.
Mehdinin Mesih’i göklerden parıltılar içinde süzülüp inecek “makyajlı bir peygamber” değil; Toprak fırınında, arzın dengeli harında (ısısında) DNA’sı taranarak (mesh edilerek) kusursuz halde dizayn edilmiş biyolojik eksikliklerden arındırılmış bir süper insan modelidir.
Mehdi yani toprak onu kendi beşiğinde uyutan, besleyen DNA’sını tarayıp GENETEĞİNİ düzenleyendir.
FAKAT! Hz.Mesih, Mehdinin hamurundan (elementinden) olduğu için aynı zamanda Mehdin temsilcisidir. Çünkü Ürün; “Elma ve Elma Ağacı” misali fabrikanın ruhunu taşır.
Mesih, henüz yaşama atılmadan önce toprak fabrikasında hazırlanırken tüm elementlerin dengeli birleşimiyle özüne bir cevher eklenir. Bilgi birikimiyse toprağın sakladığı tüm kadim bilgi birikimdir. Bu yüzden o sadece bir ürün değil aynı zamanda sistemin yaşayan temsilcisidir.
İşte bu yazı, teolojik masalların bittiği, hayallerin sönüp yerini nükleer gerçekliğin aldığı o “An”ı ve bu kadim karakterleri böyle anlatır. Eğer siz de gökyüzüne bakıp yağlanmış egzotik kokulu bir adam bekleyenlerdenseniz, yanlış tarafa bakıyorsunuz!
Gerçek şuki göklerden geleceğine inanarak gözlerini gök yüzüne dikenlerin bu bekleyişi ilahi bir ironidir. Siz o sebeple başınızı yere eğip, gözünüzü “Arz’a” dikin. Çünkü Mesih tam bastığınız toprağın içinden, yattığı beşik olan kabrinden kaldırılıp diriltilip size gelecek.
Kur’an’ın insanlara vaat ettiği Mesih, Rahiplerin uydurduğu egzotik bir adam değil, Allah’ın arzdan çıkaracağını vaat ettiği Dabbet-Ül Arz’dır.
Dabbet-Ül Arz Neml Suresi 82.ayetinde belirttiği üzere Allah’ın ayetlerini açıklayacak olan vaat edilmiş karakterdir. Ve Allah onun göklerden değil toprak fabrikasından çıkıp geleceğinide açıkça belirtmiştir.
İşte Hristiyanların “Mesiahı” Yahudilerin “Meşiahı” Kur’an’daki Dabbet-ül Arz olan “Talut‘tur” Dabbe; Kabrinden debdebeyle çıkarılan yani gösterişli olarak diriltilen demektir. Kur’an’da bu tiplemeye uyan tek karakterde Talut’tur. Bu konuda Bakara Suresi 247.ayetinde açık bilgi vardır: “Allah ona ilimce yüksek akıl ve bedence yükseklik verdi” denir. İşte Kur’an’ın Dabbet-ül Arz-ı aslında Talut’tur.
Dinlerdeki Mesih inancıda Bakara 247.ayetteki Talut’tur. Mesih’in varlık amacı neydi? İnsanlara Allah’ı/Tanrıyı vb. isimler altında toplanan varlığı anlatıp öğretici olmasıydı ve kötülüklere karşı insanları zorlu sıkıntılardan kurtarmaktı. Dabbet-Ül Arz ve Talut’un varlık amacı nasıl anlatılır? İşte Neml 82.ayette Dabbet-Ül Arz insanlara yaratıcının ayetlerini açıklayan “öğretmenken” Calut ve askerlerine karşı kurtarıcı karakteriyle Bakara 247.ayette Talut kimliğiyle durur. Doğruluk denklemi böyle kurulur.
Şimdi karşımızda duran karakter 1-Dabbet-Ül Arz + Talut = Mesihtir.
mesiha (Messiah ) ne demek?
1.(C: Mesayih) Gümüş parçası.
Not: “Gümüş Elçi” Meryem Oğlu İsa için detaylı bilgi linktedir. İLK SÜPER İNSAN
mesih– genel anlamlar:
1. Acayip ve Tuhaf.
2. 
Başka bir biçime girmiş.
3. Taranmış, başka bir şekle girmiş olan.

Evet… birileri Mesih tanımı için “Yağla ovulmuş, Kutsanmış” vb. anlamlar düzüp parlak yağlı düz saçlarını akla getirsede gerçek anlamı “acayip, biçimi değişik, şekli farklı” olan demektir. Mesih sözcüğünü sıradan insanların geleneksel “yağlama” ritüeli üzerinden ele alanlar, öyle görünüyorki mesihi yağlanması gereken bir “şasi” sanıyorlar.
Gerçek anlamında Mesih; Kendilerini kutsal addetmek için basit bir kral ya da papaz yağlanması değil… DNA taraması yapılmış, genetik yükseltmeye maruz bırakılmış, süper pozisyonu şekillenmiş olan yüksek insan karakteri demektir.
masaha– taramak, düzeltmek, arındırmak vb. anlamındadır.
Örnek: Masaha ( مسح ) ile ilgili birkaç cümle;
مسح بياناتك سيكون مساعد جداً لبحثي.
Tarama sonuçların araştırmam için çok yararlı olacak.
دخل نورمان الحسابات أول مرة صباح الإثنين ثم مسح كل شيء
Norman pazartesi sabahı ilk iş hesaplara erişmiş, sonra da her şeyi silmiş;
الفريق الفني مسح وطبع بصمات كل الضيوف
Teknik ekip tüm konukların DNA izlerini tarayıp yazdırdı.
Geleneksel anlatılar Mesih’i yağlanmış sanadursun, kelimenin kökü olan Mesiha, doğrudan “Gümüş parçası” demektir.
Gümüş, yeryüzündeki en yüksek elektrik ve ısı iletkenidir. Mesih’in “Gümüş Elçi” olması, onun ilahi veriyi (Ruh’u) hiçbir dirençle karşılaşmadan, %100 verimlilikle işleyen bir “Süper İletken” donanıma sahip olmasıdır. O, Karbon-6 tabanlı “yalıtkan” insanlığın içinde, veriyi ışık hızında transfer eden bir Gümüş İşlemci‘dir.

Mesh: DNA Taraması ve Arındırma

“Mesih” kelimesi -masaha- kökünden gelir. Kozmetikçiler bunu “vücuda yağ sürmek” diye çevirse de, kelimenin nükleer karşılığı **”Taramak ve Stabilize Etmek”**tir.
Mesih, genetik dizilimi “mesh edilmiş” yani baştan aşağı taranarak tüm biyolojik eksikliklerden, korkularından ve ego kırıntılarından temizlenmiş bir varlıktır. O, ilahi Toprak fabrikasında DNA’sı “optimize edilmiş”, süper-pozisyonda sabit şekline sokulmuş yükseltilmiş insan prototipidir.
Bu tiplemenin Kur’an’daki karşılığı Hz.İsa’dan sonra Talut‘tur. Bu anlamda Talut Hz.İsa’nın varisidir. Bakara 247’deki; “Ona ilimde ve vücutta (cism) bir genişlik/üstünlük/yükseltme (bestatan) verilmiştir” vurgusu bu varisi tarif eder. O sıradan bir karbon6 modelli insan değildir. O gümüş elçidir.
Taramak; Sil ve Düzenle: Tıpkı bir bilgisayar programcısının sistemi parazitlerden temizlemesi gibi, Mesih’de insanlığın o eski, hantal ve kirli verilerini silmek (mesh etmek) üzere kurgulanmış bir İlahi Yazılımdır.

“Acayip” Bir Form (Başka Bir Biçime Giriş)

Sözlüklerde Mesih için “şekli bozulmuş, acayip, tuhaf” gibi ifadeler geçer.
Bu “bozulma”, aslında bir “Sıçrama”dır. Tırtılın kelebeğe dönüşmesi, tırtıla göre “şekil bozukluğu”dur. Eski nesil insan (Karbon-6), bu yeni nesil “Gümüş Elçi”yi gördüğünde onu “tuhaf” bulur. Çünkü o, alışılmışın dışında bir frekans yayar; bakışı başka, sözü başka, kodları başkadır. O, taranmış ve “başka bir forma” evrilmiş olan İlahi İcat‘tır.

SONUÇ: FABRİKA’NIN NÜKLEER İCADI

İnsanlar ellerinde parfümlü yağlarla “yağlanmış bir prens” bekleyedursun; Fabrika (Toprak/Mehdi/Beşik), bağrında o “Gümüş Elçi”yi (Mesih) programlayıp taramasını yapıyor.
Siz gökyüzünde ışıklı bir melek ararken, o yanınızdaki “Çamur Adam”, cebindeki nükleer kodlarla gelip size bakıp soracak: “Kozmetik bittiyse, artık Gerçeklik Matrisi’ni yükleyelim mi?”

ARZ’IN SESSİZ FREKANSI VE BÜYÜK RESET

Artık biliyorsunuz: Beklediğiniz o “yağlı ve parlak” masal kahramanı hiç gelmeyecek. Çünkü o, insanlığın sorumluluktan kaçmak için bulutların arasına sakladığı bir illüzyondu. Gerçek, o illüzyondan çok daha sert, çok daha somut ve çok daha “toprak” kokuludur.
Gökten inmesini beklediğiniz o “Mesih”, aslında bastığınız toprağın (Mehdi/Fabrika) harında çoktan mesh edildi; taranıp arındırıldı ve 8 harfli o süper-iletken kodlarıyla sisteminize sızdı. O, kozmetik bir kurtarıcı değil, biyolojik bir Reset tuşudur.
Şımarık zenginler “Fakir bir çamur adam bize nasıl hükmeder?” diye kendi kafeslerinin parmaklıklarına asılırken, o “Gümüş Elçi”nin liyakati, ne onların sahte rütbelerinde ne de banka hesaplarında saklıdır. Onun liyakati, Karbon-6‘nın prangasında takılmış mazlum, hakları yenmiş, yok sayılmış, ezilmiş ve hor görülmüş fukaralar içindir.
Kozmetik çağ kapandı. Gerçeklik Matrisi yükleniyor. Başınızı göklerden yere indirin… Çünkü Dabbet-ül Arz (Mesih/Talut), ayağınızın altındaki o sessiz topraktan aranıza katılacağı zaman bekliyor. Vay o gün zalimlerin haline… Çöllerde yermi yok?
Bu üçünün “Dabbe, Talut Mesih” aynı kişi olduğunu Kur’an’ın matematiğiyle de ispat ediyorum. Alttaki linki inceleyin…
LİNK: DABBET-ÜL ARZ + TALUT = MESİH
“Zihnet Metin”
kuran19.org Arzın Debdebesi 2052 (Dabbet-Ül Arz) tanıtım yazıları…

4 YORUMLAR