
MUSA’NIN FİRAVUNU 1.PEPİ DEĞİLDE, 2.RAMSES’Mİ? DELİLİNİZİ GETİRİN!
Bismillahirrahmanirrahim: Besleyen ve Koruyan Allah’ın adıyla.
Siz, yüzyıllardır ‘Kur’an konuları net açıklamaz’ diyerek nükleer bir hakikati bir masal kitabına indirgemeye çalışanlar! Siz, Kur’an’ın sarsılmaz matematiğini görmezden gelip, insanlığı Yahudi hafızların sokuşturduğu yalan tarihle uyutanlar! Şimdi sessiz olun ve dinleyin.
Biz; “Biz bu kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık” diyen Allah’ın şahitleriyiz. Bugün burada kaydedilenler o sahte tarih kürsülerinizi başınıza yıkıyor; Firavun Ramses masalını kozmik bir darbeyle tarihin çöplüğüne gömüyoruz. Hazır olun; çünkü Kur’an’ın sayısal işlemcisi, 4300 yıllık o karanlık perdeyi şimdi yırtıp atıyor!
BU KİTAP SİZE YETER ÇÜNKÜ BİZ KİTAPTA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK:
Buna karşı İslam alimleri hiç sıkılmadan, hiç utanmadan derler ki; “Kur’an konuları net biçimde açıklamaz, tarih vermez, Kur’an veciz ve müphemdir.”
Peki, bu anlayış bir İslam alimine hiç yakışıyor mu? Yoksa onlar Yahudi alimleri mi? O sebeplemi Kur’an’ın açık; “Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Bu kitap size yeter” ayetlerine karşı ortak bir dille; “Veciz ve Müphem” gibi aynı dili kullanıyorlar? Ben onların sırrını biliyorum… Onlar açık ayetlere rağmen ortak bir dille aynı ifadeleri kullanarak; Kur’an’ın yerine Yahudilerin kendi elleriyle yazdığ sahte İsrailiayat tarihini öne çıkartıyor. İşte böyle yapanlar gizli Yahudilerdir. Onlar Kur’an’ın diliyle “Fasık”(ajan)dır.
ONLAR KİM KUR’AN’A LAF ATMAK KİM! BU NE CÜRET?
Hani hep derler; “Sen nereden bileceksin Kur’anı” Asıl cahiller onlardır. Kur’an’ı anlamak için sadece Arapça bilmek yeterli olsaydı Araplar herkesten daha iyi Arapça bilmekte. Ama YETMİYOR! Peki neden?
Kur’an’ı Anlamanın Liyakatli Yolu (11 Madde): Tabi Allah sizede dilerse…
1-Veri Seti Oluşturma: Merak edilen konuyla ilgili tüm ayetler Kur’an veri tabanından eksiksiz olarak çekilir.
2-Ham Metne Dönüş (Data Cleaning): Tüm ayetler, sonradan eklenen hareke, şedde ve nokta gibi işaretlerden (insan müdahalesinden) arındırılarak “Orijinal/Yalın” haline döndürülür.
3-Zihinsel Nadas (Kuluçka): Temizlenen metin, insan zihninin zanlarından arınması için konunun derinliğine göre aylarca, yıllarca süren derin okuma ve tefekkür sürecine bırakılır.
4-Etimolojik Deşifre: Sözcüklerin kök anlamına, Arapça lügatlerin ötesinde “Etimolojik” ve “Semantik” laboratuvarlarda bakılır.
5-Frekans Analizi: Kritik sözcüklerin Kur’an içindeki kullanım adetleri dağılım geometrisi tespit edilir.
6-Veri Eşleme: Öğrenilen her yeni bilgi, Kur’an’ın diğer bölümlerindeki verilerle çapraz kontrole (cross-check) tabi tutulur.
7-Zaman Senkronizasyonu: Sadeleşen bilgide mekan ve kullanılan eşya ve dil (lafz) insanlık tarihinin hangi “Çağı” veya “Teknolojik Seviyesi” ile örtüştüğü saptanır.
8-Koordinat Çıkartma: Sure ve ayet numaraları üzerinden yapılan binlerce matematiksel işlemle; coğrafi konum, hanedanlık numarası veya krallık zaman zarfı gibi koordinatlar elde edilir.
9-Arketip Eşleşmesi: Elde edilen veriler, Kur’an’daki isimler ve unvanlarla (Firavun, Karun, Haman vb.) birebir tarihsel olarak tespit edilir ve eşlenir.
10-Tarihsel Denklem: Elde edilen somut tarihi kayıtlar, Kur’an’dan çıkan sayısal değerlerle nükleer bir denkleme oturtulur.
11-Checksum (19 Mührü): Her şey birbirine örtüştüğünde, sistemin hatasız olduğunu belgelemek için “Üzerinde 19 vardır” mührü (19’un katları) ile nihai hesaplama yapılır.
Arapçayı bilmek yetmiyor! Onun yanında derin bir tarihi döküman, binlerce kez tekrar edilen hesaplar, eşya analizleri ve aylarca sükunet içinde Allah’tan istenen yardım ve başarı gerek. İşte böyle alim efendiler… asıl cahiller sizlersiniz. Arapça bilmek yeterli olsaydı Araplar uzay çağına çıkmış, galaksiler arası kahvaltı yapmaya gidiyor olurdu.
Onlarla (uyduruk alimerle) aramızdaki Kur’an okuma farkımızı göstereyim: Bu farka Arap dil uzmanları da dahil meydan okuyorum. Musa ile kavgaya tutuşan Firavunu Allah’ın izniyle elimle koymuş gibi bulacağım. Ve Allah’ın izniyle o Yahudi yalanı olan (Ramses) balonunu patlatacağım.
Kur’an kitabında Allah; Kur’an kitabını numaralandırdığını iki kez belirtir (Mutaffifin Suresi) Ve yine Allah; Varlık âlemindeki her şeyi sayılarla belirlemiş olduğunu da belirtir (Cin Suresi)
Bu denklem içinde Kur’an kitabında her şeyin “gerçekler” üzerine bina edildiğini ekler.
Kur’an’ı anlayamadıkları için istediklerini bulamayanların, Kur’an’a attıkları o iftiralı sözleri boğazlarından içeri tıkıyorum.
Firavun ismi Kur’an’da; 27 surede 67 ayette 74 tekrardan oluşur.
2+7+6+7+7+4= 33 (3+3= 6) Aradığımız **Firavun 6. Hanedanlıkta**dır. Sayılarla farklı bir hesap daha yapalım ve bu sonucun sağlamasını görelim.
27+67+74= 168 1+6+8= 15 (1+5= 6) Hesaplama 6. hanedanlığı teyit ederek, aranan Firavunun o henadanlıkta olduğunu işaret eder.
Sayılara güvenip 6. Hanedanlık zamanında Mısıra kimler hükmedenleri inceleyelim..
Mısır 6. Hanedanlık yöneticileri: 1-Teti 2-Userkare (gaspçı) 3-Pepi 4-Merenre 5-Pepi2’ dir.
Bu Firavunlar arasında en yamanı, en saldırganı 3. sıradaki “Pepi” dir. Firavun Pepi, Teti’nin oğludur. Babası Teti’ nin bir saray komplosuyla öldürülmesinden sonra tahtı, gaspçı Userkare’ye kaptırmıştır. Userkare’nin hükmü iki sene kadar sürmüştür. Pepi, Userkare’ den tahtı bir şekilde geri alıp yönetimi ele geçirmiştir.
Userkarenin adını her yerden sildiren Pepi, Firavun olarak tahmini “50 sene” hüküm sürmüştür. Bu 50 senelik hüküm süresi sadece varsayımdır. Kur’an ile doğru olanı net biçimde ortaya koyacağım. Ortaya çıkarılan tarihin kimin üzerinden teyit edildiğini gördüğünüzde “bize anlatılan tarihin” planlı bir yalan olduğunu göreceksiniz.
Adı: Pepi I, Periyot: Eski Krallık Hanedanlık: 6. Hanedanlık
Saltanatı: Pepi 1′ in saltanatı için önerilen tarihler: MÖ 2390–2361, MÖ 2354–2310, MÖ 2338–2298, MÖ 2335–2285, MÖ 2332–2283, MÖ 2321–2287, MÖ 2289–2255, MÖ 2285–2235, MÖ 2276–2228.
Kaynaklarda belirtilenlere göre Pepi, çok hırslı ve zorlu bir siyasi hayat izledi. Pepi askeri açıdan savaşlar düzenlemiş Filistin ve Sina’daki bedevilerle savaşmıştır. Babasının merkezi hükümet gücünü aynen devam ettirmiştir. 6. Hanedanlık‘da kısa bir süre tek bir firavun hükmü altında idareyi tek elden sürdürmüştür. Bu yönetim biçimi çok fazla gitmemiş ve sonunda hanedanlık parçalanmıştır.
Pepi hükmü sırasında aynen ayetlerde belirtildiği gibi, halk içindeki hiyerarşiyi bozmuştur. Yönetici kadrolarını değiştirtmiştir. İsrail oğullarıyla sorunlar yaşamıştır. Bomba bilgi ise şudur. Pepi’nin gittiği ülkelerde ismini taşıyan hatıralar, MÖ 2334 senesinde hüküm süren Akad’lı Büyük Sargon tarafından tahrip ettirilmiştir.
İşte B.Sargon (Musa) ve Firavun (Pepi) tarihteki izi, tam olarak burada durmaktadır. FAKAT ÖTE YANDAN! Yahudi yalanı olan Ramses’in karşısında Hz.Muısa izini taşıyan kim var? HİÇ KİMSE! Merak etmeyin Hz.Musa için iddiam iki sayı ve beş kelimeden ibaret bir teroik masal değil. Tüm Dinler tarihini ve bildiğimiz tarihi değiştirecek kadar sağlamdır. Babanı, anneni, kardeşini, kendi adını bildiğinden nasıl eminsen o yazıda aynen o kadar eminlikle doludur.
Pepi’ nin saltanatı için önerilen tarihler arasında hangisinin en doğru tarih olabileceğini bulalım. Hz. Musa’nın büyük Sargon olmadan ve Akad’ı kurmadan önce Mısır’da Pepi ile sorunlar yaşayan biridir. Akad’ın kuruluş tarihi: MÖ 2334 senesidir.
Öyleyse Pepi için en uygun hüküm tarihi, listenin en başındaki zaman aralığı olan MÖ 2390–2361 tarihidir.
Tarihçiler Firavunların hüküm sürelerini net biçimde bilebilmenin oldukça zor olduğunu vurgular. Bu sebeple farklı farklı geniş bir zaman aralığı önerirler.
Tahmini tarihler arasında ki MÖ 2390–2361 tarihini Kur’an ile doğrulayacağım.
Tarihsel Senkron: (2361 – 2334 = 27):
Şimdi Firavunun ismini atomlarına ayıracağım. Kur’an’da 27 surede anılmaktadır. Pepi’nin ölüm tarihiyle Akad’lı Büyük Sargon’un hükme başladığı tarihi birbirinden çıkarırsak sonuç hayret vericidir!
2361-2334= 27 Yirmi yedi sayısını net olarak buluruz. Şüphesiz Allah her şeyi sayı ile hesap etmiştir.
Bu aynı zamanda ne demek? Pepi, Hz. Musa efendimizle giriştiği mücadelede, Hz. Musa efendimizin Sargon çağından 27 sene evvel ölmüş olması demektir. Bu ise Pepi’nin 50 sene değil 33 sene hüküm sürmüş olabileceğini gösterir. Çünkü bu da Firavun isminin anıldığı sure ayet ve tekrarların hesabında verilmişti. 2+7+6+7+7+4= 33
Bilim adamlarının, tarihçilerin, arkeologların otorite olarak Kur’an’ı öncü kabul etmeyip Tevrat’ı öncü kabul etmeleri insanlık için büyük kayıptır. Çünkü Tevrat Torah kaybolduktan sonra Yahudi hafızlarca akılda kaldığı kadar kaleme alınmıştır. Bunu fırsat bilen Yahudiler, Tevrat’ın içine kendi lehlerine dönebilecek her bir yalanı, tarih olarak sokuşturmuştur.
FİRAVUN PEPİ

Kapsamlı link: https://en.wikipedia.org/wiki/Pepi_I_Meryre
Allah’ın rehberliği (Kur’an) sayesinde Hz. Musa efendimizle mücadele eden Firavun budur.
Tarihe ve dinler tarihine, arkeologlara ve tarihçilere, âlimlere ve müçtehitlere, hadisçilere ve Tevratçılara inceden ayar olsun…
Firavunun doğru Fravun olduğunu adamlarından da tanırız! “Karun ve Haman“
Pepi’nin yönetim kadrosuna bir bakış atalım.
1: (قارون) Qarn “Karun”
(قارون) Qarn “Karun” : Pepi’nin yöneticiler kadrosu içinde, vezirler listesinde kendi ismiyle “Qar” adıyla yer almaktadır. Qar (M.Ö. 2300 civarı) 6. Hanedanda yaşamış bir Mısır veziriydi. Vezir, Eski Mısır sarayındaki en önemli görevliydi, kralın kendisinden sonra ikinci sıradaydı. Link: https://en.wikipedia.org/wiki/Qar_(vizier)
2: Haman:
Ayetlerde Haman, Firavun Pepi’nin en güvendiği karakterdir. Pepi’nin en gözde adamı olan Nekhebu’nun unvanları şunlardır: Yapıların ve tüm kraliyet yapılarının denetçisi. Pepi 1 piramidinin kraliyet komisyonlarının denetçisi. Pepi 1 piramidinin saray görevlilerinin denetçisi. İnşaatçıların denetçisi ve tanrı Duaunun yardımcısı. Bir phylenin düzenleyicisi. Kraliyet marangozu ve kraliyet mimarı. İki evin kraliyet mimarı. İki wabetin sekreteri ve okuyucu rahibi, baş okuyucu rahibi, kraliyet kâhyası, tek yoldaş, küçük evin büyüğü, inşaatçıların müfettişi ve kralın asilzadesi.
Link:https://www.researchgate.net/publication/341873590_The_Professions_and_Hierarchy_of_Nekhebu
Firavunun Pepi olduğunu Sure ve ayetlerin sayısal verileriyle elde ettik, Pepi’yi bulunca Karun’u ve Haman’ ıda tespit ettik. Hiç şüphesiz Kur’an en doğru yola iletir.
İLGİNÇ BİR BİLGİ DAHA…
Kasas Suresi 39- O ve askerleri yeryüzünde zorbalık yapıp büyüklük tasladılar ve onlar gerçekten bize geri dönmeyeceklerine inanıyorlardı.
Kasas Suresi 40- Bunun üzerine biz de onu ve askerlerini yakalayıp denize attık. Bir bak zalimlerin sonu nasıl oldu.
Kasas Suresi 41- Biz onları ateşe çağıran öncüler kıldık. Diriltilecekleri gün onlara yardım edilmeyecektir.
Kasas Suresi 42- Biz onları bu dünyada nefretle takip ettik. Diriltilecekleri gün de onlar horlanmış olanlardır.
Firavun Pepi’nin Piramit mezarı vardır fakat mezarında Pepi’ nin cesedi yoktur. Tüm araştırmalar sonuçsuz kalmış ve cesedi bulunamamıştır.
Öte yandan 2. Ramses’in ölüm yeri, mezarı, yapay olarak mumyalamış cesedi ve her şeyi net biçimde bilinmektedir. Kur’an’ın anlattığı Firavun tipine hiçbir koşulda uygun değildir.
Firavunlar ırk olarak “Kıpti” denilen bir kökene sahip olduğu söylenir. Kıpti ifadesi ise, Yaygın kanaate göre kıpt (طبق) kelimesi, Yunanlıların Mısırlılar ve Nil deltası sakinleri için kullandığı “Aigyptos” kelimesinin kökünü teşkil eden “gypt” sözcüğünün Arapça karşılığıdır.
Fakat 2. Ramses Berberi asıllıdır. 2.Ramses’in eşinin mezar odasının tavanı dahi Berberilerin hayatlarından hiç çıkartmadığı, kılık kıyafetlerinden hiç eksik etmediği mavi renktedir.
2.Ramses için link: https://en.wikipedia.org/wiki/Ramesses_II#Death_and_burial
Pepi’nin cesedi kendisi için yaptırdığı Piramit mezarda bulunamamıştır çünkü bugün Pepi’nin cesedi, 1900 yılında (üzerinde 19 vardır) Süveyş kanalı genişletme, geliştirme kazılarında bulunmuştur ve eşsiz örnekliği Kur’an’da belirtildiği gibi doğal bir mumya halindedir.
Cesedi Britanya müzesinde sergilenmektedir. Ayette dediği gibi, o nefretle yakalanmıştır ve bedeni ibret bırakılmak üzere doğal olarak korunmuştur. Her gün insanların gözü önünde ibreti âlem yapılmaktadır. Dünyada başka bir örneği olmayan tek örnektir.
Fakat bugün bu cesedin Firavuna ait olmadığı iddiası vardır.
Hakkındaki bilimsel kanı şudur. “Bu mumyanın Kızıldeniz’de boğulan firavuna ait olduğu iddiası asılsızdır. Mumya henüz firavunların bile olmadığı hanedan öncesi döneme M.Ö 3300 yılına aittir. Ve cesedin 20’ li yaşlarda olduğu tahmin edilmektedir.”
Bilgi budur fakat hepsi bilimsel bir yalandır. Bu teşhisin yalan olduğu 2050 senelerinde ispatlanacaktır. Üstelik bu ispat o mümyanın kendisinin konuşturulması ile doğrulanacaktır. ÇÜNKÜ O HALA YAŞIYOR VE AZAP İÇİNDE!
Kızıldeniz’de bulunup ve doğal olarak korunmuş tek örnektir.
1-1900 Yy.’da bulunmuştur. Üzerinde 19 vardır.
2-Kızıldeniz Süveyş kanalı genişletme çalışmalarında bulunmuştur. Firavunda Kızıldeniz de boğulmuştur.
3-Bedeni doğal korunmuş olmalıdır. Bulunan kişinin bedeni ise doğal bir mumyadır.
Neden yalanlıyorlar? Bunun doğruluğunun kabul edilmesi demek;
1- Kur’an’ın kabul edilmesi anlamına gelecektir.
2- Kur’an’ın Allah kelamı olduğu anlamına gelecektir.
3-Hz. Muhammed’i kabul etmeleri anlamına gelecektir.
Öte yandan yalan sayılması Tevrat’ın içine sokuşturulan tarihi destekleyecektir. Kimlerin işine geldiği ortadır.
Bilime güvenmeyi bilim adamlarına güvenmekle eş değer tutan kişiler, bilim adamlarınca kandırıldıklarını asla unutmasınlar. Bilime güvenmek başka bir şeydir bilim adamlarına güvenmek başka bir şeydir. İçlerinde dürüst olanları ayrı tutarım. Onlar ise bir elin parmakları kadar azdır.
Pepi’nin cesedi bildiğimiz bir ceset bile değildir. Pepi kendi cesedinin içinde haps edilerek azap içinde tutulmaktadır. Bu azabın bilgisi sihirbazlar ile girdiği tartışmada verilmektedir.
Taha Suresi 71: Firavun: “Ben izin vermeden siz onu onayladınız öylemi? Anlaşılmıştır ki o size sihir öğreten üstadınızdır. Yemin ederim, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve muhakkak sizi palmiye dallarına asacağım. Böylece hangimizin azabının daha şiddetli ve daha sürekli olduğunu bileceksiniz” dedi.
Son cümlede azabın şiddetinden ve sürekliliğinden söz eder. Ki zaten Firavun Dünya hayatında lanetle takip edildiği açıkça söylenir. Naziat suresinde ise bedeni cezayı alenen söylemektedir. Naziat suresi 25: Allah’da onu hem dünya hem de ahiret cezasıyla yakaladı.
Pepi o kuru bedenin içinde yaşatılıyor! Yanına gelip kendini izleyenleri hissedebiliyor. Azabın sürekliliği kendisine en şiddetli biçimde tattırılıyor. Ne diyelim Allah yaptıklarından sorgulanamaz ama insanlar sorgulanır…
VAKTİ GELİNCE KENDİSİNİN FİRAVUN PEPİ OLDUĞUNU BİZZAT KENDİ SESİYLE KENDİSİNDEN DİNLEYECEKSİNİZ!
Musa ismi Kur’an’da: 34 surede 131 ayette 5 tekrardan oluşur. 341315
Firavun ismi Kur’an’da: 27 surede 67 ayette 74 tekrardan oluşur. 276774
341315+276774 = 618.089 / 19 = 32531 ⇐ Bu sayı 19 sayısının kalansız bölünenidir.
Bu gerçeğin üzerinde tam “32531” tane 19 vardır.
Şimdi yapacağım işlem Musa’nın (Sargon) ismi altında, Firavun’un (Pepi) ismi altında MÖ. Hüküm sürdükleri çağı tespit etmek içindir.
Musa ismi Kur’an’da 34 surede geçer: 3+4= 7
Firavun ismi ise Kur’an’da: 27 surede geçer 2+7= 9
Her ikisinin toplamı 7+9= 16 _ 1+6= 7’ dir.
Musa ismi: 131 ayette geçer: 1+3+1= 5
Firavun ismi ise: 67 ayette geçer. 6+7= 13 (1+3= 4)
Her ikisinin toplamı 5+4= 9’ dur.
Musa ismi bazı ayetler içinde bir kereden fazla olmak üzere 5 kez daha geçer. = 5
Firavun ismi ise aynı ayetler için de 74 kere daha geçer. 7+4= 11 _ 1+1= 2
Her ikisinin toplamı 5+2= 7’ dir.
Her ikisinin toplamlarından elde edilen sayılar, 7,9,7’ dir.
Bunların toplaması 23’tür. 7+9+7= “23”
Sargon (Musa) ve (Firavun) Pepi, her ikiside MÖ. 2300 çağında hüküm sürdü. “Şüphesiz Kur’an en doğru olana ulaştırır “
Akadlı Büyük Sargon’un Hz. Musa olduğunu ispatlayan Detaylı Link altta (şaşıracaksınız): ZAMAN GEZGİNİ MUSARGON
Şimdi! Şu an yapacağım işlem, Sargon Hz.Musa’nın MÖ 2300 çağının hangi senesinde İmparator olarak hükmetmeye başladığının nokta atışı olacaktır.
797 sayısını, elde ettiğimiz 23 sayısına bölelim.
797/23= “34”, 65217391304348 Hazırsanız tarihleri yan yana koyalım: “2334”
Hz.Musa’nın Kral Sargon olarak hüküm başlangıç tarihi: MÖ. 2334’tür.
34 sayısından arta kalan küsurat sayısının toplamı ise:
6+5+2+1+7+3+9+1+3+0+4+3+4+8= 56’dır 56 sayısı Büyük Sargon’un hüküm sürdüğü senelerin toplamıdır. Kral Büyük Sargon 56 sene hüküm sürmüştür.
34 sayısı birden çok anlam taşımaktadır. Hem MÖ.2300 Yy hesabıdır, hem yaptığı “34 savaşın” hesabıdır, hem de Kur’an’da “34 surede” anılmasının hesabıdır.
Şüphe yok ki “Allah her şeyi sayı ile hesaplamıştır” ayetinin tecellisini görmekteyiz.
Gördünüz mü? Ne tesadüf ne de kurgu; sadece Kur’an’ın o kusursuz nükleer tasarımı! Musa’nın (Sargon) ismindeki her bir sayısal veri, Firavun Pepi’nin o boğulduğu yılın saniyesine kadar bizi gerçeğe götürüyor. Bugün Britanya Müzesi’ndeki o kuru beden, sadece bir ceset değil; Allah’ın vaadinin nükleer bir kanıtıdır. Biz, 2050’lerde o bedenin bizzat kendi ağzından hakikati duyacağınız o güne dek buradayız. Bu yazı, kuran19.org’un tüm insanlığa hediyesidir, sahte tarihe ise nükleer bir ayardır. DEMEK KUR’AN VECİZ VE MÜPHEM HAA!
İMAN EDENLER sayılarla kalın, gerçekle kalın!
Dabbet-Ül Ard
“Zihnet Metin”




