19_38_57_76_95_114

Allah’ın Mikro Ve Makro Kozmoz Yazılım Kodu!

1938577695114 ÷ 19 = 102030405006 1_0_2_0_3_0_4_0_5_0_0_6

Allah: 1_0_2_0_3_0_4_0_5_0_0_6 ile sistem Kur’an-dır.

Çok kısa bir bilgi: NEDEN SAYILAR? Sayılar her şey midir?

Peki, neden sadece kelimeler değil de sayılar? Bu çok sık sorulan bir soru! Neden sayıları sürekli ön plana çıkartıyorsunuz sözler yeterli gelmiyor mu?

“Söz” manipülasyona açıktır; ‘Sevgi’ kelimesi bin dilde bin farklı duygu uyandırabilir ama ‘1’ rakamı evrenin her köşesinde aynı tekliği ifade eder. Ancak Allah’ın matematiği, bizim bildiğimiz basit aritmetiğin çok ötesinde, Mikro ve Makro Kozmosu aynı anda yöneten devasa bir Yazılım Kodudur.

Şu koda bakın: 1938577695114

Bu sayısal dizi sıradan bir rakam yığını değildir; içinde 19’u, 38’i,…, 114’ü barındıran evrenin kaynak kodudur. Bu kodu 19 mühür sayısına böldüğünüzde karşınıza çıkan sonuç, yaratılışın iskeletidir:

1_0_2_0_3_0_4_0_5_0_0_6

NEDEN HARF DEĞİL DE SAYI/KOD?

Bunu kendi varlık halimizden, bugünün dünyasından ele alalım: Bugün en gelişmiş yapay zekâları, uçakları veya akıllı telefonları neden harfler ile (şiirlerle) değil de, karmaşık kod dizilimleriyle programlıyoruz?

Sözün Sınırı: Bir bilgisayara ‘Lütfen bu resmi çiz’ diye binlerce dilde rica etseniz, o sadece bir ekrandır. Çünkü ‘Söz’, sadece bir arayüzdür; derinlik içermez.

Kodun Gücü: Ancak o bilgisayara 0 ve 1‘lerden oluşan bir kod dizisi gönderdiğinizde, maddeye hükmeder ve o resmi saniyeler içinde atom atom ekrana işler.

İşte aradaki benzer ama devasa kıyas şudur: Biz insanoğlu, henüz sadece 0 ve 1 (ikili sistem) kullanarak sanal dünyaları anlaşılabilir kılıyorken; Yaratıcı ise üstteki nükleer saylarla sonsuzluk bilgisayarını (evreni), dizayn edip anlaşılır kılmıştır.

Söz, bir şeyi ‘anlatır’; Kod ise o şeyi hem ‘oldurur’ hem ‘doldurur’. İnsanlar bugün kod yazarak maddeye yön vermeye çalışırken aslında Allah’ın sünnetini (metodunu) taklit etmektedir.

Eğer biz bugün bir programı harflerle değil kodla yazıyorsak, kâinatın ve bizim gibi muazzam bir biyolojik makinenin (<- okuyun) sadece ‘Söz’ ile kurulduğunu düşünmek, yazılımın ruhuna aykırıdır. Kod varsa, program vardır; program varsa, bir Programcı (Sâni) vardır. Söz anlatır, sayı onaylatır. Mesele budur.

Şimdi sözleri sayılarla açıklama vakti… Anlatım dilindeki gariplik için peşinen özür dilerim…

📖 “KUR’AN”

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Allah: Günümüzden: 2021-608= 1413 sene evvel tarih tam olarak 23/09/608 senesini işaret ederken ve Hz.Muhammed, tam “38″ yaşındayken Kur’an’ın ilk vahyini kendisine indirmiştir. İlk vahiy “608” ve son vahiy “631” arasında geçen zaman zarfı tam “23” senedir. 631 senesinde 61 yaşının içinde olan Hz. Muhammed, vefat etmeden hemen önce tüm vahiylerin tamamlanması üzerine Kur’an, kitap niteliği kazanmıştır.

Nebi Hz. Muhammed üzerinden SÖZLE başlayan Kur’an, Elçi Reşat Halife ile modern matematik hesabıyla nükleer KOD’larını sergileyerek kendini onaylatmıştır. Yukarıda belirttiğim gibi: “Söz anlatır Sayı onaylatır.” Sayısal olarak etkili girişi tarih 1974 senesini gösterirken Elçi Reşat Halife ile Kur’an’ın sayısal kod’u, tüm Dünyada yankı uyandırarak pik yapmıştır. İşte bu Rabbani bir kodlamadır. Dikkat ediniz! Tarih 19- 74 mühür ise 19’dur ve bu sayı 74.surenin içindedir. Hem 19’dur hem 19.Yy’dır hemde 74.Suredir. Umarım bu küçük örnek az sonra baş döndürücü kısımları daha iyi anlamanız için güzel bir örnek olmuştur.

🏛️ SİSTEMSEL NOT: 1974 VE 74. SURENİN SIRRI

“Dikkat buyurunuz! Sistem o kadar hassas işlemektedir ki;

1. Zaman: 1974 (Miladi)
2. Mekan: 74. Sure (Müddessir)
3. Mühür: 19 (Üzerinde on dokuz vardır – 74:30)

Bu bir ‘zaman kayması’ veya şans eseri oluşmuş bir kombinasyon değildir. Bu, 1413 yıl önce Hz. Muhammed’in kalbine ‘Söz’ olarak indirilen verinin, günü geldiğinde (1974) tüm insanlığa ‘Kod’ olarak kendini onaylatmasıdır.

SAYILAR bu yazının tarihi olan “23/09/2021” ile de yakından ilgilidir. Kur’an’ın sırlarının ortaya çıktığı bu yazıyı Hz. Muhammed’e ve Dr. Reşat Halife’ye ithaf ediyorum. Böyle kutsal bir bilgi için beni seçen Allah’a şükranlarımı sunarım.

608 (Başlangıç) + 1413 (Geçen Süre) = 2021. Bu matematik, sadece kağıt üzerinde değil, bizzat zamanın ruhunda mühürlenmiştir. İthaf için ne güzel bir tarih!

Öyle görünüyor ki Kur’an, “ilk günkü sesiyle” 23/09/2021 tarihinde yeniden seslenmeye başladı. Tüm bu sayıların gelişi güzel olmadığını ilahi bir dokunuşun imzası ile oluştuğunu anlatmaya çalışacağım. Şunu belirtmek isterim. Bu yazının böyle sonuçlanması beni de şaşırtmış durumda. Yapacağım hesapları ve ortaya koyacağım bilgileri elimden geldiğince anlaşılır biçimde izah edeceğim.

Biliyoruzki kitabın amacı, insanların hayat anlayışına rehberlik etmesi ve en doğru sonuca ulaştırması içindir. İşleniş biçimi hayatın birebir hakikatleri üzerine olup, tamamı güncel yaşayan aktif bir dil üzerine kurgulanmıştır. Aslında bu bile mucizedir. Çünkü günümüzde neredeyse iki bin senedir bozulmamış bir dil bulmak imkansızdır. Sunumu özgüldür ve matematiksel örgülerle doludur. Bu yazıda tüm bunları sonuna kadar hissedeceğiz.

Başlıyoruz. Yukarıda verdiğim tarihlerin ve diğer tüm sayıların bir hayal ürünü olmadığını Kur’an kitabının kendi Sureleri ve ayetleri ve de onların Kur’an’daki sıralaması olan numaralandırmalar ile ilgisi olduğunu açıkça göstereceğim.

Yapacağım ilk işlem Kur’an’ın ilk vahyinin hangi ay ve hangi günde olduğu anlamak içindir.

KUR’AN İLK VAHYİN KADİR GECESİNDE GERÇEKLEŞTİĞİNİ SÖYLER.

Kadir gecesinin ise adı Ramazan olan bir ay’ın içinde bulunduğunu belirtir. Kadir gecesini bulmak için Ramazan ayını tanımlamamız gerek. Onu tanımladığımız zaman Kadir gecesini teşhis edeceğiz. Bu teşhisler, yazının başında belirttiğim tarihlerin doğruluğunu Kur’an ile gösterebilmem için bize yardımcı olacaktır.

Kur’an kitabı bu hususta bizi, “Kadir suresi ve Bakara Suresi” ayetlerinde bilgilendirir.

Kadir suresi Kur’an’da 97. Sıradadır ve 5 ayetten oluşur. Sureyi oluşturan ayetlerin muhtevasında Kadir gecesinin kutsallığından bahseder ve 3.ayette 1000 (Bin) aydan daha önemli olduğunu vurgular. Böylelikle 3.ayette bize belli bir sayı daha verir. Şimdi elde olan sayılar, 97-1,2,3,4,5 ve 1000′ dir. Kitapta Kadir gecesinin hangi ayın içinde olduğunu belirten bilgi ise, 2.Sure olan Bakara suresinin 183,184,185 ve 187.ayetlerindedir. 185.ayette derki;

“O ay Ramazandır. İnsanlar için doğru ile yanlışı birbirinden ayıran bilgi rehberi, içinde deliller bulunan Kur’an, o ayda indirildi. Onun için sizden her kim bu aya şahit olursa, onda perhize girsin..,,,”

Peki, aylardan dediği Ramazan ayı nedir? Diye araştırdığınızda karşımıza çıkan tablo şudur.

Arapça da bir seneyi temsil eden ayların seslendirilmesi alttaki gibidir.

1-Muharrem (Ocak)
2-Safer (Şubat)
3-Rebîul-evvel(Mart)
4-Rebiul Ahir (Nisan)
5-Cumade’l-ula (Mayıs)
6-Cumade’l-ahir (Haziran)
7-Receb (Temmuz)
8-Şaban (Ağustos)

9-Ramazan (Eylül) <- Bu da nereden çıktı demeyin! Okuyun sayılar sizi ikna edecek…

10-Şevval (Ekim)
11-Zilkade (Kasım)
12-Zilhicce (Aralık)

Arapça takvimde Ramazan sözü, 9.ayı temsil eder ve 9.ay takvim sıralamasında Eylül ayıdır.

“O ay Ramazandır. İnsanlar için doğru ile yanlışı birbirinden ayıran bilgi rehberi, içinde deliller bulunan Kur’an, o ayda indirildi”

12 Ay içinde Eylül ayının duruş sırasında enteresan bir görsel vardır. 1 ile başlayan ardışık sayının 9. sırasını teşkil eder. Ve teşkil eden bu örüntü 1_9 ’19’ sayısını temsil eder.

Eylül ayının bize emredilen oruç ayı olduğunu sitemizde bulabilirsiniz.

Ramazan sözünün Ay olarak 9.ay olan Eylül ayı olduğunu görmüş olduk. Ve böylelikle ortaya çıkmış olur ki, Kadir gecesi de Eylül ayının içindeki mevcut sabit bir gün olmalıdır. Yine böylelikle bize, Kadir gecesi ifadesi üzerinden bir sayının daha varlığı bildirilir.

Acaba Kadir gecesi Eylül ayının hangi günü olabilir? Eylül ayında Kadir anlamını yanısıtacak özel bir gün varmıdır, diye özelliklerine bakacak olursak: Eylül ayının tüm Evrende hayati bir dengeye hizmet eden, tüm yaşamı kökünden etkileyen 23.günü olduğunu görürüz.

Eylül ayının 23.günü, Kuzey yarım küre ile Güney yarım küre arasında zaman dengesi yaşanmasına sebep olan “ekinoks” günü vardır. Tümden bir yaşamı kapsayan bu hakikat, tüm yaşam için son derece hayati bir meseledir. Başka bir deyişle Ekinoks demek, hem denge hem de değişim demektir.

Eylül ayının 23.gününde zaman aralığı her iki yarım kürede eşit olur. Oruç ayı bu sebeple Eylül ayı olarak belirlenmiştir. Şimdi elimizde olan mevcut sayılara ek olarak, hem Eylül ayını temsil eden “9” sayısı, hem de Eylül ayının 23.günü eklenmiş olur. Bununla birlikte elde olan tüm sayılar; 97+1+2+3+4+5+1000+9+23′ tür. Bu sayıların üzerinde bir hesaplama yapacak olursanız ortaya çıkan sonuç, Kur’an’ın sözlerinin ne kadar bilimsel ve doğrucu olduğunu ortaya koyar.

Bakın, burada yaptığımız şey bir toplama işlemi değil; bir **’Sinyal Takibi’*dir. Evren 23 Eylül’de (Ekinoks) dengeye gelirken, Kur’an bu dengeyi 1413 yıl önceden Kadir Suresi’nin hücrelerine kodlamıştır.

Kadir suresinde belirtilen tüm sayılar üzerine bir hesaplama:

9+7+1+2+3+4+5+1+0+0+0+9+2+3= 46 2×23 ya da mevcut sayıları size verildiği gibi toplayacak olursanız, 97+1+2+3+4+5+1000+9+23= 1144 sonucunu elde edersiniz. Bu sayıyı, Kitabın indirilmeye başlandığı çok övülen 9.ayın sayısına bölecek olursanız; 1144/9= 127,1111111111111 sonucunu elde edersiniz. Bu sayıların toplamı ise, 23’tür. 1+2+7+1+1+1+1+1+1+1+1+1+1+1+1+1= “23

Şayet elde ettiğiniz mevcut sayıların doğruluğunu 19 sayısı ile sağlamasını yapacak olursanız, 97+12345+1000+923= 14365‘ dir. Bu sonuç üstteki sayıların belli bir konu için yaratıcımız tarafından tasarımlandığının belgesi niteliğindedir. Çünkü ortaya çıkan sonucun toplananı 1+4+3+6+5=”19” dur.

Not: Ortaya çıkan bilgi üzerine: Dikkat edelim! Kur’an’da özel bir aydan söz edilir ve o ayın içinde ise çok özel bir geceden bahsedilir. Şuna bakın ki Eylül ayı hem 9.ay olması münasebitiyle hem de bünyesinde çok özel bir günü bulunduruyor olması Kur’an’ın tüm kriterlerini karşılamaktadır. 

Bilmeyenler için 19 sayısını kısaca izah edeyim.

19 sayısı Müddessir Suresinin 30.ayetinde geçer. Ve ayet şöyle bir ifade kullanır. “Onun üzerinde 19 vardır” Onun üzerinde ifadesi her şeyi kapsayabilir. Çünkü önü açık halde “Onun üzerinde” denmesi bir karakteri de kapsar bir olayı da, bir tarihi de kapsar bir oluşumu da, bir nesneyi de kapsar bir hesabı da. 19 sayısı hayata ve tüm oluşumların üzerine atılmış Rabbani bir imzadır. Peki, Allah bize böyle hesap edin demişmi yoksa ben bu hesapları kendi kafama göre yapıyor gibi görünüyorum? Hiçbir şeyi kafama göre yapmıyorum. Çünkü Allah Cin Suresinin 28.ayetinde aynen şöyle der: “O (Allah) her şeyi sayı ile hesaplamıştır.” Herşeyi sayı ile hesap etmiştir denilen ayet dahi  19 mühürlüdür. 27.Sure28.ayet 2+7+2+8= 19

Her şeyin sayı ile hesaplanması demek, aklınıza ne geliyorsa her şeyin belli bir sayı ile tasarlandığının ifadesidir. Öyleyse bu her şeyi ifadesi hesapların bile hesap ile yapıldığını gösterir. Bu sebeple eldeki hayat bilgileri üzerine yaptığım hesaplar, Kur’an kitabında kendi denklemini bulmak üzere ilerlemektedir. Kısacası denklemler üzerine ilerlediği için hesaplar kafama göre yapılıyor olamaz. Olması gerektiği gibi olduğu için karşılıklı olarak (hayat ve kitap) birbirini doğrular biçimde sonuçlar ortaya çıkıyor. Şimdiye konuya dönelim kendimizi sayıların ve kodların uçsuz bucaksız deryasına bırakalım…

Bakara suresinde Oruç ayının ve Kur’an’ın indirildiği söylenen Ramazan ayının 9.ay olduğuna dair emin olmak isterseniz, ayetler + sure üzerinde bir hesaplama yaparak buna tanık olabilirsiniz.

Konuyu bize taşıyan Sure ve ayet numaralarını olduğu gibi topladığımızda: 2+183+2+184+2+185+2+187=747 sonucunu elde ederiz. Ramazan ayı olan ‘9’ sayısı tek haneli sayıdır. Bakara suresi üzerinden elde edilen 747 sayısını son hanesine kadar toplayalım. Son bakiye: 7+4+7=18  1+8=9‘dur.

Lütfen dikkatiniz ediniz! Kitabın iki ayrı yerde fakat tek konu altında bir dille anlattığı meselenin biri 2.Surede diğeri 97.Surededir. Ve her iki surenin sayısal toplamı, 2+97=99’dur. Tek hane toplamı ise 9+9=18 1+8=9‘dur.

Unutmayınız! Kur’an’da Cin suresi 28.ayetinde “Yaratıcı her şeyi sayılarla hesaplamıştır” ifadesi, anlatılan ve yaşanılan her şeyin belli bir sayısal kombinasyon üzerine bina edildiğinin ifadesidir. Biz şu anda bunun minik bir kısmına tanık olmaktayız.

Şimdi her iki surenin ayet sonuçlarının üzerinde bir hesap yapalım. Çünkü her mantığın Rabbani imza taşıyıp taşımadığını görmek gerekir. Kadir suresinden elde edilen 1144 sayısı ile Bakara suresinden elde edilen 747 sayısını topladığımızda sonuç: 1144+747=1891‘dir. Bu sayıları topladığımızda sonuç 1+8+9+1= “19” dur. Mantık Üzerinde 19 vardır.

Konu, iki farklı Surede işlenmesine rağmen birbirini tamamlayarak ilerleyen denklemler üzerine kuruludur. Biri Bakara’nın fıkhı, diğeri Kadir’in nurudur… İkisi de 1891 noktasında birleşip 19 oluyor.

Bir mantık üzerine bina edilen Eylül ayının, yapılan işlemler üzerinden bize anlattığı hakikat, 9.ayı ve o ayın ve 23.gününün gecesinin Kur’an’ın indirildiği gün olduğunu belgeler. Eğer bir kitap, birbirinden yüzlerce sayfa uzaklıktaki iki suresini, binlerce yıl sonra keşfedilecek bir matematiksel denklemle birbirine bağlıyorsa; bu kitabın ‘Söz’ olduğunu mu düşünürsünüz, yoksa bizzat ‘Zamanın Kodları’ olduğunu mu?

   ŞİMDİ OKUYACAKLARINIZ 23.GECESİNİN ÖNEMİ VE SAYISAL DOĞRULUĞU ÜZERİNEDİR. 

Peki, 23.günün gecesi nedir ve hangi saatlerdir? 23 gecesi, 22. günün saat 24’ten sonra başlayan ve tan yerinin ağarmasına kadar olan süreçtir. İşte Kur’an ilk kez o saatlerde, 22. gününün saat 24:00′ ından sonraki ilk saniyelerle 01,02,03,04,05… diye başlar ve tan yeri ağarana kadar devam eder.

Bu aya ulaşanların ve buna inananların o saatleri en güzel biçimde geçirmesini dilerim. Kur’an okuyarak, kendiniz ve aileniz için milletiniz için, insanlık için güzel diklerlerde bulunarak ve Allah’ı çokça överek geçirin.

Kitap ile görsel yaşam, tıpkı bir senaryo ile sahne gibidir. İşte bu bağlamda bu ikisi, yani senaryo “Kur’an” ile sahne olan “yaşam” harika bir yönetmen tarafından ahenkli bir birleşim ile sayısal denklemler bütünlüğünde organize edilmiştir. Konunun üzerinde 19 vardır!

Böylelikle anlaşılmıştır ki Kur’an kitabı, 9.ay olan Eylül ayının 23.gecesi inmeye başlamıştır.

KISIM 2: KUR’AN VE 23 SAYISI

23 sayısını, Kur’an ile ilgili başka bir yerde yine görüp duymuşsuzdur. 23 sayısı, Kur’anın inip tamamlandığı zaman zarfı olarak bilinir. Peki, bu ne kadar doğrudur, acaba Kitap bununla ilgili bir bilgi verir mi? Diye kendisini incelemek istediğinizde bizi, en güzel başlangıç noktası olarak Muhammet suresini gösterir. Ayette belirtildiği gibi, “Onda sizin için güzel bir örnek vardır.” Malumdur ki Kur’an kitabı bu kutlu insan üzerinden insanlığa verilmiştir. Öyleyse Muhammet suresine gidip o güzel örneklerden birinin bu konuyla ilişkisini bulmaya çalışalım.

Şimdi yapacağım anlatım ve hesaplar yazının en başında belirttiğim 23 senelik zaman zarfının doğruluğu yine Kur’an kitabı ile sağlamasıdır.

Kur’an’da Muhammet suresi 47. Suredir ve 38 ayetten oluşur.

Tüm ayetlerin mevcut haliyle olduğu gibi toplamı;

1+2+3+4+5+6+7+8+9+10+11+12+13+14+15+16+17+18+19+20+21+22+23+24+25+26+27+28+29+30+31+32+33+34+35+36+37+38= 741 dir.

741 sayısı 19’un tam 39 katıdır. (19×39)

Ayetlerden elde edilen sayıya sure numarası olan 47 sayısı eklenecek olursa çıkan sonuç: 47+741=788’dir. Bu sayı bize 7+8+8= 23 sayısını verir. Bundan ayrı sure ve ayet numaralarını yan yana getirip, burada olduğu gibi “4738”  23’e bölecek olursak çıkan sonuç: 23’ün net kalanıdır. 4738/23=206

Yine bundan ayrı 23 sayısını ayetlerden elde edilen sonuca sure numarasını ekleyerek te bulabiliriz: 4+7+7+4+1=23

Tüm bu 23 denklemleri Kur’an’ın 23 senede indi sözünü doğrular ve tüm bu hesaplamalar bunun sayısal hesaplarıdır. Matematik yanılmaz.

Dikkatinizi çekmek isterim! Kur’an’ın kitaplaşma zaman zarfı 23 senedir, Kur’an’ın ilk inmeye başladığı gün ise Eylül 23’tür.

Şimdi şuna bakın! Eylül 9, gün 23, tamamlanma sene zarfı 23. Bunları yan yana topladığınızda, kitap hem kendisinin 23 senede indiğini hem de 9.ayın 23 ünde inmeye başladığını doğrular: 9+2+3+2+3=19′ dur.

23 senede tamamlanan Kur’an 6346 ayetten oluşur. 6346 sayısı 19’un net katıdır (19×334) ve tek hane toplanırsa sonuç 19′ dur. Üzerinde 19 vardır.

Ayette belirtildiği gibi, Hz.Muhammet üzerinden “onda güzel bir örnek vardır” sözü, çok güzel örnek olup yardımcı olmuştur.

Bu sadece bir matematik oyunu değildir; bu, ‘Söz’ün emanetçisi olan Hz.Muhammed’ in hayatının 23 senelik her saniyesinin Kur’an’ın matematiksel dokusuna işlendiğinin kanıtıdır. Söyleyin daha önce böyle bir şeye tanık olanınız varmı?

Hem Muhammet Suresinde Kur’an’ın 23 senede indirildiği ortaya çıkmıştır hem de Kadir suresinde Kur’an’ın, Eylül ayının 23’ünde inmeye başladı sözü doğrulanmıştır. Onlarca kez yeniden ortaya çıkan bir gerçek vardır ki kitap, yaratıcı tarafından en ince detayına kadar tasarlanıp tüm insanlığa sunulmuştur. Yeri gelmişken belirtmeli! Kitap kendisi için son derece iddialı bir söz kullanır. Derki, Şayet tüm erkekler (insanlar) ve Cinler (Dişiler) bir araya gelseniz yine de bu kitabın bir bölümünün benzerini dahi yapamazsınız. Bunu neden yapamayacağımızı izah edeyim. Kur’an’ın kendisi demek tümden bir hayatın kitaplaşması demektir. Çünkü O aktif hayatın Tanrısal senaryosudur. Kitabın bir suresi demek, aktif hayatın zaman diliminin bir parçası demektir.

Şimdi kim ben Kur’an’ın bir benzerini ya da bir bölümünün benzerini getiririm derse, yeniden bir hayat inşa etmeye başlasın. Bunu asla yapamazsınız.

HANGİ TAKVİMİ KULLANMALIYIZ?

“Hcri ve Miladi”

Şimdi okuyacağınız bölüm 1-Kur’an’ın Hz. Muhammed’e hangi zaman damgasında indiğinin 2- Hz.Muhammet’in hangi yaşta Resullük sıfatına ulaştığının, 3- Kur’an’ın 23/09/2021 tarihi ile ne gibi bir bağlantısı olduğunun üzerinedir.

Bu hesapları Kur’an ruhuna uygun olarak yapabilmek için hangi takvimi kullanmamız gerektiğini öğrenmeliyiz. HANGİ TAKVİM KUR’AN RUHUNA UYGUNDUR? Daha doğrusu Kur’an hangi takvimi kullanmamzı öğütler?

İsra Suresi 12: Geceyi ve gündüzü iki ölçü (takvim) yaptık. Tanrı’nızın nimetlerini aramanız ve yılların hesabını (takvimi) bilesiniz diye gecenin ölçüsünü kaldırdık. Gündüzün ölçüsünü geçerli yaptık. Biz her şeyi ayrıntısıyla açıklarız.

İsra Suresi 12.ayetinde Kur’an bize işlerimizi miladi takvime göre düzenlememiz konusunda net bilgi verir. Görüyorsunuz iddia ettiğim ve hesapladığım her şey aslında zaten ayetlerde metin olarakda geçer.

İslam dini açısından Müslümanların takip ettiği iki farklı takvim vardır. Hicri ve Miladi. Hicri takvim “geceyi” baz alan bir takvimdir ve hesaplamaları AY döngüsüne göre hesaplanır. Ay takviminin bir sorunu vardır. Eksik gün içerdiği için hesaplama hataları verir ve sürekli bir kayma döngüsü yaşar. Miladi takvim ise güneşi baz alan bir takvimdir ve gün hesaplamaları evrensel nizama uygundur. Eksiklik yaşatmaz ve kayma olmaz.

Bilinen haliyle Hz.Muhammed Hicri takvime göre 571’de, Miladi takvime göre ise 570’de dünyaya gelmiştir. Hicri takvime göre 611 senesinde 40 yaşında Resul olmuştur, Miladi takvime göre ise 608 senesinfr 38 yaşında Resul olmuştur. Hicri takvime göre 63 yaşında ölmüştür, Miladi takvime göre 61 yaşında ölmüştür.

Miladi ve Hicri olarak gelen bu iki ayrı takvimin verdiği sonuçlardan hangisinin Kur’an’a uygun olduğunu sınayalım! Tüm bu sayıları 19 sayısı ile Üzerinde 19 vardır ilkesine uyarak hesap edeceğiz. Ve çıkan sonuç ile biz hangi takvimi ölçü olarak kullanacağınızı öğreneceğiz.

Hicriye göre 571’de doğmuştur. Üzerinde 19 yoktur.

Miladiye göre 570’de doğmuştur. Üzerinde 19 vardır.

Hicriye göre 40 yaşında Resul olmuştur. Üzerinde 19 yoktur.

Miladiye göre 38 yaşında Resul olmuştur. Üzerinde 19 vardır.

19 ilkesiyle elde edilen sonuçlarda Miladi takvim Kur’an’ın ruhuna uygundur.

Artı puanları toplayan takvim olarak ölçümüz, Miladi takvim olmuştur. İsra Suresi 12.ayeti Güneş temelli bir takvimin zaten açık ispatıdır. Ama! Sayılar bunun içini doldurur.

Bu sonuçlar üzerine 2021 senesinde yeniden ilk günkü gibi uyarmaya başlayan Kur’an’ın 2021 senesi ile olan ilişiğine bakınız.

2021 senesinin 9. ayından, kendisini ilk kez gösterdiği 608 senesini çıkartın.

2021-608= 1413 bu sonucun toplananı, 1+4+1+3 = 9′ dur. Çok önemli iki tarihten elde edilen sonuç, Eylül ayını temsil eden 9 sayısını vermiştir. Böylelikle doğruluğunu net biçimde göstermiş olur.

Kur’an yine bir 9.ay münasebetiyle ilk günkü haliyle uyarmaya devam etmek üzere ilginize sunulmuştur. 1413 sene evvel tam bugün 9.ayın 23′ ünde Kur’an’ın ilk ayetleri insanlığa açılmıştır. Ve Kur’an sizlerin de şahit olduğu gibi 1413 sene sonra tamda aynı halde 9.ayda ve aynı 23.gününde bizim çağımızda bu yazı ile yeniden bize açıldığını göstermektedir. Bunun başka ne anlamı olablirki? Tarih ortada, mantık ortada, hesap ortada…

Bu çok kıymetli tarihi toplarsanız, 19 ile sabitlenmiş olduğuna tanık olursunuz. 2+3+0+9+2+0+2+1= 19′ dur.

Geçmiş zaman üzerinde aynı ay ve aynı gün gerçekleşen bu kutsal olaya, Hz.Muhammet’in Resul olduğu 608 senesinin 9.ayının 23 ü üzerinden bakınız.

2309608 burada ilk bakışta 23 sayısı kendi başına sergilenirken, ay ve sene hesabının toplamında da 23 sayısı kendini gösterir. 9+6+0+8=23 tür. Buna belge olarak ilk zaman damgası olan 23/09/608 senesini 19 ölçüsü ile hesap edecek olursanız, 2309+608= 2917 dir. Bununda toplananı 19 dur. 2+9+1+7= 19

Sadece sene hesabı olan 608 senesi üzerinde 19 sayısını arayacak olursanız sonuç, 608/19=32′ dir. Bu hem 19′ un kalansız net hesabıdır hem de simetrisi yine 23 tür. 32 & 23 Tıpkı ilk zaman damgasındaki gibi, bugünkü haliyle 23/09/2021 de olduğu gibi yine üzerinde 19 vardır.

Bu hesapların doğruluğunu birde şu yöntemle kontrol edelim.

Eylül ayının Kur’an’ın indirildiği ay olduğu hakikatine 1 senenin mevcut tablosu üzerinden bakınız.

12 Ayın tablosu:

31+28+31+30+31+30+31+31+30+31+30+31

Dokuzuncu ayın 23′ üne kadar olan gün sayısı:

31+28+31+30+31+30+31+31+23= 266’dır. 19×14

Dokuzuncu ayın 23′ ünden sonra 1 senenin geri kalan gün sayısı ise:

7+31+30+31= 99 gündür. 9+9=18 _ 1+8=9′ dur.

Şubat ayı, 4 senede +1 gün takvime yeni bir gün ekler. 4 senede 1 eklenen gün üzerinden başka bir hesap yapacak olursak, 19 sonucunu yine görürüz.

2+6+6+4+1=19 Üzerinde 19 vardır.

Bundan ayrı bir hesap ile 19’u alttaki tabloda yine görürsünüz. Ve tüm verdiği sayıları, 19 ile örüntülediğini ortaya koyar.

Eylül 23′ e kadar olan gün sayısı 266 idi, 266 sayısına +4+1 ekleyin.

266+4+1=271 sonucu elde edilir. Bunun toplananı 2+7+1=10 dur.

Buna, senenin geri kalan gün sayısı olan 99 sayısından elde edilen 1+8= 9 sayısını ekleyin, doğruluk sınaması yapılırsa sonuç: 1+0+9+9=19 dur.

Çok detaylı bakış açılarıyla defalarca ortaya çıkan sonuç! Tüm hesapların üzerinde 19 olduğudur ve Kur’an’ın, kendisi için indirildi dediği ayın, 9.ayın (Eylül) ayının Ramazan ayı olduğudur. Kadir gecesinin ise 23 Eylülde yaşanan Ekinoks günü olduğudur.

23 ve 09 sayısını toplarsanız sonuç: 23+09= 32’dir. 32 sayısını 19 ile çarparsanız sonuç: 32×19= 608’dir.

Şimdi Kur’an’ı çok farklı bir açıdan görelim.

KOZMİK SAYILARIN SIRRI
KOZMİK OLAYDA DA SAKLI

Tarihi bir notu hatırlatmak isterim. Hz. Muhammed’in doğum senesi olan 570 senesi gökyüzünde bir yıldızın görünmesiyle ilişkilendirilir. Acaba bu yıldız şu meşhur Halley kuyruklu yıldızı olmasın? Ve bu 570 senesi 608 senesi ile karıştırılmasın?

O vakitler gökte bu aykırılığa tanık olanlar önemli bir kişinin doğmuş olacağından şüphelenirler ve o gece doğan çocukları araştırmaya başlarlar. Araştırmayı yapanlarsa İsrail oğullarıdır. İslami kaynaklarda böyle ilginç bir tarihi not vardır.

Şimdi gök yüzünde görünen yıldızın tarihini düzeltelim.

Bu yıldız “Halley kuyruklu yıldızı“dır.

Bilimsel ortalama üzerine “75-76-77” senede bir görünen Halley kuyruklu yıldızı, gök bilimciler tarafından yapılan hesaplamalara göre güneş sistemine tahmini olarak 2061 senesinde, 2137 senesinde, 2213 senesinde ve 2289 senesinde görünecektir. Bu tahminler Halley kuyruklu yıldızın 75 76 ve 77 sene geçiş periyodu üzerine gök bilimcilerce öne sürülen tahmini senelerdir. Yalnız gök bilimcilerin tahminleri Kur’an’ın vereceği sayıya gördüğünüz üzere çok yakındır.

75,76,77 sene gibi bir zaman döngüsünde hareket eden Halley kuyruklu yıldızının, 19’un 4 katı olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda 76 sayısını ortalama olarak temel alırsak, şu hesabı görürüz.

2280-76= 2204 her sonuçtan 76 düşerek geriye dönük hesap yaparsanız: 684–76= 608 senesine gidersiniz!

608 sayısı 23 Eylül ekinoksunun gecesinde (kadir gecesi) indirilen Kur’an’ı Kerim’in indiriliş tarihidir. İŞTE BU KUR’AN’IN 608 SENESİNDE İNDİĞİNİN KOZMİK İMZASIDIR.

Gök bilimciler Halley kuyruklu yıldızının geriye dönük yapılan hesaplarında “607” senesinde geçmiş olabileceği üzerine bilgi verir. İsrail oğullarının o tarihlerde gördüğü kuyruklu yıldızın geçişi, bir kişinin doğum müjdesi için değildi. Kur’an’ı Kerim o tarihte indiği içindi. Onların bu göksel hadiseyi “insan” odaklı düşünmeleri normaldir. Ama gerçek bambaşkadır. 

608 sayısı 19 sayısının 32 katıdır. Üzerinde 19 vardır.

Tüm bu denklemler ve hesaplar, hayat anlayışımızı Kur’an’a göre bina etmemiz hususunda bize yol yordam gösterir. Kur’an’ın kronolojisi budur.

Bunlar daha öncesinden denk getirilip hazırlanmış beşeri bir komplo değildir. Her şey Yaratıcı tarafından Ekinoks gününe denklemlenmiş, belgeli, ispatlı, anlaşılabilir gerçeklerdir. Bu yazı işte böyle bir tarihte: 2+3+0+9+2+0+2+1= 19 ortaya çıkmıştır.

Neden Kur’an’ın bir benzerini getiremezsiniz? Çünkü bir benzerini yazmak için, Dünya’yı 608 yılındaki aynı ekinoks açısına getirmeniz, 1413 yıl boyunca her saniyeyi milimetrik hesaplamanız ve 2021’de aynı 19 mührüyle bu yazıyı onaylatmanız gerekir.

Değerli Nebi Hz. Muhammed (A.s) ve Elçi Dr. Reşat Halife’ye saygıyla…

Hepsi bundan ibarettir. Benim tek amacım, sunulan bu belgeli içeriklere dikkat çekmektir. Kabul etmek veya reddetmek sizin iradenize kalmıştır. Hepinize esenlikler dilerim..

LİNK: NAJM TARIQ (TARIK YILDIZI)

“Şimdi biz bundan sonra hangi söze inanacağız?”

“Erdoğan Metin”

Bu konu ve içerik kuran19.org sitesine aittir.

7 YORUMLAR