ŞUURSUZLARA TEKTONİK BALANS AYARI:
“DAĞLARIN SABİTLEYİCİ GÜCÜ”
Utanmadan dediler ki; “Kur’an, ‘dağlar depremi engeller’ demiştir ve bu bir hatadır” Kur’an Allah katından olamaz…
Oysa bu aptalca söylem, sadece Kur’an’ın terminolojisini değil, yerkürenin İzostatik Denge mekanizmasını bile anlayamayacak kadar sığ bir vizyonun dışavurumudur.
Kur’an dağları bir yeryüzü süsü olarak değil; yerkabuğunu (levhaları) magma üzerinde bir kâğıt parçası gibi savrulmaktan kurtaran nükleer birer ‘Revasî’ (Sabit Dağlar) olarak tarif eder. Biz burada depremin olup olmamasını değil, yerkabuğunun topyekün ‘yalpalamasını’ (Temîde) ve bir kaosun içine sürüklenmesini engelleyen o devasa ‘Kök Mühendisliğini’ konuşuyoruz.
Kur’an’ı defaatle okuduğunu sanan şapşal pirimat! Sen kim Kur’an’ı okuyabilmek kim? Kur’an’ı anlamayan şu dincilerden ne farkın var! Onlarda cemaatini aptallaştırıyor yanlış yönlendiriyor sende aynısını yaparak takipçilerini hileyle aldatıyorsun.
Kur’an, dağların sarsıntıyı engellemedeki fonksiyonunu “Revasî” (sabit dağlar) ve “En Temîde” (sizi sarsmaması için) kavramlarıyla nükleer bir kesinlikle şöyle açıklar:
“Yeryüzünde, onları sarsmasın (insanlar sarsılmasın) diye sabit dağlar (revasî) yarattık…” (Enbiya Suresi, 31. Ayet)
“Yeryüzüne, sizi sarsmasın (en temîde bikum) diye sabit dağlar yerleştirdi…” (Nahl Suresi, 15. Ayet ve Lokman Suresi, 10. Ayet)
🔍 Nükleer Ayar: “En Temîde Bikum” Ne Demek?
Primat tayfa sanıyor ki; dağlar yerin üstündeki tüm depremleri bıçak gibi keser. Hayır! Kur’an’ın kullandığı “Temîde” kelimesi; tıpkı bir geminin suyun üzerinde “suyun hareketine” göre ters yönde yalpalayarak, dalgaları dengeli biçimde karşılaması gibidir.
İzostatik Denge: Dağlar, yer kabuğunun altına tıpkı bir buzdağı gibi kendi boylarının 10-15 katı kadar “Kökler” (Roots) salar. Eğer bu dağlar ve o devasa kökleri olmasaydı, yer kabuğu (levhalar) magma üzerinde kontrolsüzce yalpalar, merkezkaç kuvvetiyle yerküre yaşanmaz bir cehenneme dönerdi.
Levha Sabitleyicileri: Dağlar, levha hareketlerini kesip atmaz! Ki yerkürenin iç dinamiklerinin hareketsiz kalması demek “ölü bir gezegen” olması demektir. Dağlar Dünyanın iç merkezlerindeki tektonik plakaların yer kabuğunda yarattığı o kontrolsüz yalpalanmasını ve “savrulmasını” (Temîde) engelleyen devasa nükleer ağırlıklardır.
İZOSTATİK DENGE VE MÜHÜR
Dağlar; aslında yerkürenin en büyük nükleer stabilizörleridir.
1. “Revasî” ve “Temîde”nin Nükleer Sırrı: Ayetlerde geçen “Revasî” (Sabit Dağlar), sadece yer üstündeki kayalar değil; litosferin içine, manto tabakasına kadar uzanan devasa **”Kök Mekanizması”**dır. Kur’an hiç bir ayetinde deprem dağlar “depremi yok eder” demiyor; “En Temîde Bikum” sarsıntısıtısı sizi yaşanmaz hale getirmesin diye dağları ağırlık merkezi olarak koyduk diyor.
Dünya tıpkı dev bir tanker gibidir. İçindeki balans ayarı ya da denge ağırlıkları olan dağlar olmazsa yer kabuğu magma üzerinde bir fırtınaya tutulmuş sandal gibi savrulur. Bu savrulma başlarsa, ne atmosfer kalır ne de üzerinde yürünecek bir toprak!
2. İzostatik Denge (Airy Modeli) vs. Primat Mantığı: Modern jeofizik, dağların altına uzanan köklerin varlığını (Airy ve Pratt hipotezleri) ancak yakın tarihte doğruladı. Dağlar, yer kabuğunun magma üzerindeki yüzme dengesini kurar. Eğer bu “nükleer ağırlıklar” olmasaydı, yerkabuğu merkezkaç kuvvetinin etkisiyle kutuplardan ekvatora doğru savrulur, dünya yaşanmaz bir kaosa sürüklenirdi. Sandığınız gibi dağlar deprem “üretmez”, dağlar yer kabuğunun topyekün imhasını engelleyen Nükleer Frenlerdir.
MARS ÖRNEĞİ: “REVASΔSİZ BİR GEZEGENİN HAZİN SONU
Neden Dünya’da hayat var da Mars’ta yok? Mars’ın “Tektonik Frenleri” (Aktif Dağ Kökleri) durduğu için Mars “yalpaladı” ve öldü!
1. Mars’ın Durmuş Levhaları: Mars’ta dağlar var (Olympus Mons gibi devasa olanlar), ama Mars’ın iç çekirdeği soğuduğu için o dağların yer kabuğunu stabilize eden “nükleer kök aktivitesi” ve levha tektoniği durdu.
2. “Temîde” (Yalpalama) Gerçekleşti: Kur’an’ın “Sizi sarsmasın/yalpalamasın diye dağları yerleştirdik” uyarısı Mars’ta “dağların fonksiyonunu yitirmesiyle” nükleer bir felakete dönüştü. Bilimsel adı: “True Polar Wander” (Gerçek Kutup Gezintisi).
◊Mars’ın yer kabuğu, o devasa nükleer ağırlıklar (dağlar ve kökleri) dengeyi sağlayamadığı için magma üzerinde kontrolsüzce yalpaladı.
◊Gezegen o kadar şiddetli yalpalamaya başladı ki, ekvatoru kutup, kutbu ekvator oldu!
3. Atmosferin ve Manyetik Kalkanın Çöküşü: Bu kontrolsüz yalpalama (Temîde), gezegenin nükleer jeneratörü olan çekirdek dinamolarını bozdu. Manyetik alan yok oldu, güneş rüzgarları atmosferi süpürdü ve Mars “Ölü bir taş” haline geldi.
Sonuç olarak; yerkürenin o muazzam nükleer dengesini, dağların altına uzanan o devasa ‘kök mühendisliğini’ ve ‘En Temîde Bikum’ uyarısındaki kozmik lojistiği kavrayamayanların, ellerindeki unvanlarla hakikate gülmesi sadece zavallı bir trajedidir.
Siz, dağlar olmasa yerkabuğunun magma üzerinde bir kâğıt parçası gibi savrulacağını, Mars’ın tam da bu ‘Tektonik Frenler’ sustuğu için bir çöle dönüştüğünü göremeyecek kadar ‘modern’ bir körlük içindesiniz. Diplomalarınız sizi ‘bilgili’ kılabilir, ancak ‘şuurlu’ kılmaz. Hakikat; laboratuvar tüplerine sığdırdığınız sığ materyalizminizden çok daha derin nükleer köklere sahiptir.
Yerküre, üzerinde huzurla yürümeniz için bu nükleer ‘Revasî’ (Sabit Dağlar) ile mühürlenmiştir. Siz bu mühre gülmeye devam edin; ancak unutmayın ki, zihninizdeki o kontrolsüz yalpalama, yerkabuğunun ‘Temîde’sinden çok daha tehlikelidir. Gezegenimiz henüz yalpalamıyor ama sizin sahte otoriteniz nükleer bir sarsıntıyla devrildi.
Bu bilgi akıl melaikelerini henüz kaybetmemiş saygın insanlara kuran19.org’un hediyesidir.
“Zihnet Metin”





