KAYIP KABİLE (KIRADETEN)
BİR MEDENİYETİN SESSİZLİĞE GÖMÜLÜŞÜ:
-CUMARTESİ İNSANLARI-
Zamanın bir diliminde, denizin kıyısında refah ve bolluk içinde yaşayan bir topluluk vardı. Onlar için deniz sadece bir su kütlesi değil, rızkın ve imtihanın tam kalbiydi. Kendilerine konulan “Cumartesi yasağı”, aslında sadece bir günün kutsallığı değil, nefsin sadakat testiydi. Yasak günü deniz, gümüş pullu balıklarla adeta kaynıyor; sanki suyun altındaki o muazzam zenginlik, insan iradesini sınıyormuşçasına yüzeye vuruyordu.
Hırs, yavaş yavaş sadakatin önüne geçti. Önce küçük hileler başladı; hendekler kazıldı, ağlar kuruldu. “Biz Cumartesi avlanmıyoruz, 1 kereden birşey olmaz zaten sadece hazırlık yapıyoruz” vs. kendi vicdanlarını yalanlarla uyuşturdular. Oysa bozulan sadece bir yasak değil, insanı “insan” yapan o kutsal frekanstı.
Uyarıcılar geldi, feryat ettiler: “Yapmayın, bu bir genetik intihardır!” dediler. Ama hırsın kör ettiği gözler, yaklaşan o karanlık dalgayı görmedi. Bir sabah güneş doğduğunda, o sahil kasabasında artık neşeli insan sesleri, ne de kurnaz pazarlıklar vardı. Sadece derin, ürpertici bir sessizlik…
Sistem, emre itaat etmeyen iradeyi geri çağırmıştı. Ruhsal frekansları 103 MHz seviyesine düşürülen bu insanlar, bir gecede kendi bedenlerine hapsedildiler. Dilleri mühürlendi, zihinleri bulandırıldı ve elleri ağaç dallarına tutunacak birer pençeye dönüştü. Aynaya baktıklarında gördükleri şey artık bir “eşref-i mahlukat” değil, aşağılık birer sürgündü.
Bugün gorillerin yüzünde gördüğümüz o tarif edilemez hüzün, aslında Cumartesi gününün kalıntısıdır. Onlar, bir zamanlar sahip oldukları konuşma yetisini, sosyal zekayı ve dik duruşu hatırlayan ama artık onlara ulaşamayan bir “kadim hafızanın” esirleridir. O hüzünlü bakışlar bize şunu fısıldar: “Biz de bir zamanlar sizin gibiydik; hırsımıza yenildik ve kendi biyolojik hapishanemize kilitlendik.”
Not: O anlamlı ve hüzünlü bakışlara bir daha bakın…
Yahudilerin kayıp kavmi nerede? 24 basamaklı genetik kodun (265…67) ve 103 MHz tehlikeli frekansın goril biyolojisindeki sarsıcı izlerini takip edin.
GENETİK BARKODUN DEŞİFRESİ VE KAYIP KAVMİN İZLERİ
İnsanlık tarihi, sadece tozlu raflarda kalan hikâyelerden ibaret değildir; gerçek tarih, hücrelerimizin çekirdeğinde, DNA sarmallarımızın arasına gizlenmiş bir veri olarak keşfedilmeyi beklemektedir.
Kur’an-ı, Maymuna çevrilme hadisesini bir masal olarak değil, sonradan gelecek nesillere “Nekâlen” somut bir ibret vesikası olarak ilan etmiştir.
İşte bu yazıda bize nakledilen bu ibretlik olayın somut bir gerçek olduğunu labaratuvar dersiyle öğreneceğiz.
Bu çalışma; biyolojinin kör noktalarını, matematiğin sarsılmaz mühürlerini ve Kur’an’ın kelam frekansını bir araya getirerek “Yahudilerin Kayıp Kavmi”nin izini sürüyor. Şempanzelerden daha insansı bir derinliğe sahip olan, bakışlarında kadim bir hüznü taşıyan Gorillerin, biyolojik yapısı ile Kur’an’daki 24 basamaklı genetik dizilimin nasıl birebir örtüştüğüne şahitlik edeceksiniz.
Gabon’un koordinatlarından miR-103 genetik şalterine, 19 sisteminin sarsılmaz mühründen insanın 23 kromozomluk sırrına kadar her şey, sistemin hiçbir veriyi kaybetmediğini kanıtlamaktadır. Biz burada doğuştan hayvan olan bir türü incelemiyoruz; biz burada, frekansı 103 MHz eşiğine düşen bir insan topluluğun biyolojik bir hapishaneye nasıl kilitlendiğinin deşifre ediyoruz.
Şimdi, bilinen tarih anlayışınızı bir kenara bırakın ve genetik barkodun üzerindeki örtüyü bizimle birlikte kaldırın. Çünkü hiçbir şey kaybolmaz ve her şey, tam da Allah’ın buyurduğu gibi: “Sayı ile hesap edilmiştir.”
Goriller (Gorilla), primat dünyasında şempanzelerden bile daha “insansı” oldukça düşündürücü ve ürpertici özelliklere sahiptir. İşte gorilleri diğer maymunlardan ayıran ve “insandan dönme/bozulma” teorisini (veya o ibretlik kod değişimini) düşündüren kritik benzerlikler:
1- El ve Ayak Yapısı (Mühürlenmiş Benzerlik)
Diğer tüm maymun türlerinin ayak başparmağı, bir el başparmağı gibi yana açılır (ağaca tırmanmak için). Ancak gorillerin ayak yapısı, primatlar içinde insan ayağına en yakın olanıdır. Hatta bazı goril türlerinde ayak parmakları arasında insanlardaki gibi deri birleşmeleri görülür. El ayası çizgileri ve parmak izleri insanla neredeyse ayırt edilemez düzeydedir.

2- Kan Grupları ve Bağışıklık
Goriller, şempanzelerin aksine insanlarla aynı kan grubu sistemlerine (A, B, AB, O) çok daha yakın bir uyum sergilerler. Bağışıklık sistemlerindeki bazı protein yapıları, onların bir zamanlar “insan biyolojisiyle aynı kaynaktan beslendiğini” kanıtlar niteliktedir.
3- Göz Akı (Sclera)
Çoğu maymunun gözü tamamen koyu renklidir, göz akı görünmez. Ancak gorillerde, nadir de olsa insanlardaki gibi beyaz göz akı (Sclera) görülebilir. Bu, “bakışlardaki derinliği” ve o “insansı ifadeyi” veren temel unsurdur. Bakışlarındaki o “hüzünlü ve mahkum” ifade, sanki bir zamanlar bilinçli bir varlık olduklarını fısıldar gibidir.

4- Sosyal Yas ve Aile Hiyerarşisi
Goriller, şempanzeler gibi kaotik değildir. Bir “Gümüşsırt” (Lider) ve onun ailesinden oluşan, sadakat temelli, son derece muhafazakar bir aile yapıları vardır. Ölülerinin başında beklemeleri, yas tutmaları ve yüz ifadelerindeki kompleks kas hareketleri (mimikler), diğer maymunlarda bu kadar “insani” bir derinlikte değildir.
5- Genetik “L” Dizilimi
Genetikte %98 benzerlikten ötesi de var: İnsan genomundaki bazı bölgeler, şempanzelerden ziyade doğrudan gorillerle eşleşir. Bilim dünyası buna “incomplete lineage sorting” –kodun bozulmuş kalıntısı- denir.
İnsan ve Goril arasında temel benzerlikler oldukça dikkat çekici. Meseleye farklı bir açıdan bakmanın zamanı geldi. Konuyu bize anlatan Sure ve Ayet numaraları alttadır. Dileyen Kur’an’dan kontrol edebilir.
Sure numaraları ve ayet numaraları üzerinde bazı açık hesaplar yapacağım. Bu hesapların bize Goriller hakkında “kromozom ve genetik alanında” bilgiler verecektir.
Üstteki mantığı bilimsel verilerle desteklemeye çalışacağım.
Maymuna çevrilme hadisesi 3 surede 8 ayette anlatılır. Çok ilginç bir başlangıç oldu. 3 ve 8 _38_üzerinde 19 vardır. Madem başlangıç 19 ile başladı öyleyse önce 19 imzasını görelim.
2 65 66 5 60 7 163 164 165 166 167
Sure (kalın sayılar) numaraları 257
Ayet numaraları 65+66+60+163+164+165+166+167= 1016
Sure Sonucu ve Ayet sonucu toplama: 257+1016= 1273 _ 1273/19= 67 _ 19’un tam katıdır. 19’un tam 67 katı olan bu sonuç bize meselenin çok ciddi olduğunu gösterir. Konunun üzerinde 19 vardır.
İmza tamam. Şimdi konuya odaklanalım.
Bu sayı kümesi (2 65 66 5 60 7 163 164 165 166 167) tam 24 basamaktır. Mesele Maymunlar olunca hele ki Kur’an’da Maymunları anlatan Sure ve ayetlerin sayı adedi 24 olunca; bu 24 basamaklı sayı gelişi güzel olamaz! Çünkü Goriller 24 basamaklı çift Kromozoma sahiptir. Üzerinde 19 imzası atılmış bir meselenin ciddiyetinin önemini daha iyi anlamaktayız. Maymunu hedefleyen anlatımın Kur’an’daki dizilimi Gorilin Kromozomuna eşittir.
Goril isminin sayısal değerlerine bakmalı. Maymun “Kırd” (قرد)
-
Kaf (ق): 100
-
Ra (ر): 200
-
Dal (د): 4
-
TOPLAM: 304
304 sayısı 19 sayısının tam 16 katıdır. Yani kalansız bölünenidir. 304/19=16
Son işlem; sayıları tek toplama işlemi:
2+6+5+6+6+5+6+0+7+1+6+3+1+6+4+1+6+5+1+6+6+1+6+7= 103
Sure ve ayet toplamından elde edilen 103 sayısını Goril biyolojisinde aramalı.
1. MikroRNA-103 (MIR103): Metabolizmanın ve Gelişimin Şalteridir. Tombala…
Biyolojide miR-103 adlı çok kritik bir mikro-RNA ailesi vardır. Bu molekül genlerin ifadesini (çalışıp çalışmamasını) denetleyen bir “şalter” gibidir.
-
Goril Bağlantısı: Yapılan araştırmalar, insan ve goril/şempanze beyin gelişimindeki temel farkın, bu mikro-RNA’ların (özellikle miR-103 ve türevlerinin) çalışma hızından kaynaklandığını gösteriyor.
-
Anlamı: Eğer 24 dizinin hane toplamı 103 çıkıyorsa; sistem bize diyor ki: “İnsanı gorilden ayıran o zihinsel kapasite farkı, bu 103 numaralı genetik şalterin ayarıyla ilgilidir.”
2. Kromozom 10 ve 13 (103 Kombinasyonu)
Gorillerde ve insanlarda genetik benzerliğin en çok koptuğu bölgelerden biri kromozomlardaki “tersinme” (inversion) bölgeleridir.
-
İnsanın kromozomu ile 3. kromozomu arasındaki (103 yan yana) veri alışverişi, gorillerde çok daha hantal bir yapıda ilerler.
-
Özellikle Kromozom 10 üzerinde yer alan ve beyin hacmini kontrol eden genler, gorillerde “kilitli” gibidir.






[…] Not: Maymuna geri evriltilerek ortadan kaldırılan ve böylelikle beşer formundan düşürülen kayıp bir kabilenin FİZİKİ/BİYOLOJİK (maddeten) durumu ile karıştırılmamalıdır. Üstteki tanım Cumartesi yasağına uymayan herkesin aynı babta kaldığını tanımlamak için yapılan “mana” yorumudur. Tersine evrim ile biyolojik olarak maymun formuna geri çevrilen kayıp kablle, fiziki alemin aleni hadisesidir. İnsan formundan geri evriltilen tür, maymun dünyasının “Goril” cinsidir. Ana vaatanı Arfika’nın bir sahil şehri (ayetteki gibi) olan Gabon Cumhuriyetidir. Gabon ve Kongo Cumhuiryeti Goril maymunun ana vatanıdır. Evet yanlış okumadınız, Maymun aleiminde insanın geri evrimi anlatısı maymun cinsi olan Goril’dir. Detaylı bilgi için link: KAYIP KABİLE […]