GÖKYÜZÜNDEKİ 3 MÜHÜRLE,
ARZIN DİLE GELDİĞİ GÜN:
23 EYLÜL 2052

Merhaba umarım iyisinizdir ve umarım her zaman iyilerden olursunuz… İlginize sunduğum bu yazı, sadece Kur’an kaynağından akan bilgilerdir. Yeryüzünde daha önce yaşamış hiç kimseden işitmediğiniz, ancak liyakat ve hesapla ulaşılabilecek sert, mantık yüklü ve sarsılmaz gerçeklerdir. Okurken hidayet kaynağınız Kur’an, hesap makineniz merakınız olsun.  
Dabbet-ül Arz temalı bu çalışmada 3 doğa olayının 2052 senesinde bir araya gelecek olması üzerine kaleme alınmıştır. 3’ü bir arada gelişecek olmasının verdiği heyecan şöyle dursun, bu heyecanı ikiye katlayacak büyük bir bilgi daha içermektedir. 2052 senesinde yaşanacak bu hadise Kur’an kitabı ile inanılmaz bir denkleme girmektedir!
Çünkü; Kur’an hayatın senaryosudur hayat ise bu senaryonun sahnesidir.
Muhteşem dengeye ve 19 sayısının doğa olaylarının üzerindeki mührüne tanık olun. Ki o mühür insanlığın içine 2.süper insanı mıhlamaktadır.
Bu muhteşem 3 doğa olayı ve onun sayısal dengesi; Allah’ın kelamı olan Kur’an kitabıyla yaşanacak olan o üç kozmik hadisenin tam anlamıyla birbirini desteklemesiyle anlaşılmıştır.
Kelimeden kitaba, mikrodan makroya, kelamdan göklere herşey birbiriyle tam bir uyum içinde birbirini tamamlar.
Yeryüzünün tanık olacağı bu 2.süper insan “Dabbet-ül Arz‘dır”. Aramıza katılacağı tarih: 2052 senesinin 9.ayının 23.günüdür. Size böyle korkusuzca, net ve açık tarih verebilmemin iki açıklaması olabilir. 1-Bu adam gerçekten deli. 2-Bu adam gerçekten bir şey biliyor.
Deli olup olmadığım şüphesi yazının sonuna kadar aklınızın bir kenarında dursun. Yazı bittiğinde teşhisi koyarsınız. Ben sunacağım tüm mantığı hesaplı biçimde hiç açık bırakmadan en ince ayrıntısına kadar açıklayacağım.
Bismillah…
Soru 1: Dabbet-ül Arz nedir neyin nesidir?
Dabbet-ül Arz’a yüzeysel olarak bakacak olursak; Allah’ın Neml Suresi 82.ayette: Vakti geldğinde topraktan çıkartacağını vaat ettiği, konuşmayı bilen, insanlarla konuşarak onlara Allah’ın ayetlerine, mucize ve kanıtlarına kalben inanmadıklarını anlatacak olan birisidir. Herkes onu çamura toprağa bulanmış bir şekilsiz varlık olarak hayal eder, vücudu kıllarla kaplı, eli yüzü toz toprak içinde ayı ya da panda arası bir yaratık olarak düşünülür.
Gerçek anlamda düşününce bu ancak bir cahil komedyasıdır. Neden? 1- Allah insanlara her zaman insanlar aracılarıyla ulaştığını ve kendisinin Sünnatullahında herhangi bir değişikliğin olmayacağını açıkça belirtir. Ki İsra Suresi 95.ayette şöyle der: “Eğer yeryüzünün sakinleri insanlar değil de melekler olsaydı, onlara rehberlik edecek elçi de melek olurdu.” diyerek gelecek olan varlığın yine ancak bir insan olacağını, melek örneği üzerinden anlatır. 2- İnsanların karşısına böyle bir canavar çıksa iman esasında test diye bir şey kalmazdı. 3-Böyle absürt bir komedya Allah’ın şanına asla yakışmazdı. 4- Hiç düşünmedik ama onun konuşma özelliği var ve birde vazifesi gereği ayetleri kozmik ölçekte açıklayacak olması gerekiyor. Konuşma özelliği olması onu ancak bir insan yapar ve ayetleri tüm detaylarıyla açıklayacak olmasıda onun okuma ve yazma biliyor olmasını gerektirir.
Öyleyse, Arzdan yani topraktan çıkarılacaktır mantığı üzerine Dabbet-ül Arz demek; ölmüş ve beden bütünlüğünü kaybetmiş bir insanın kabrinden çıkarılıp diriltilecek olması demektir. İşlemin ölü bir adamın üzerinde yapılmasının esprisi şudur; Ölüp yok olduğu ve artık fosil olmuş bir insanın dirilmesinin imkansız olduğunu söyleyenlere karşı bu diriltme tanrısal bir ispat olarak sunulacaktır. 2052, bu büyük prodüksiyonun “Prömiyer” tarihidir.
Dabbet-ül Arz insandır. Ama o artık sıradan karbon6 temelli bir insan olamaz. Çünkü ölmüş, ölümünün üzerinden seneler geçmiş, beden kaybolup toprak olmuş, sonra kendisine ait kabrinden arta kalan ne varsa toprak ve kemikten tekrar yaratılmıştır.
Bu halde ölümden dönen biri “Her nefis ölümü tadacaktır” ayetini yerine getirmiş olduğundan ahiret yazılımına uygun ölümsüz bir bedenle, süper zeki bir beyinle yaratılmış olması gerekir. Böyle bir geri dönüş onu sıradan bir insan olmaktan çıkartır.
Öyleyse bu gelişmişlik onu bir süper insan yapar. İşte şimdi Allah’ın ayetlerini nasıl üstün bir zekayla açıklacağı anlam kazanmış olur. Birde şu var! Bu kişi insanların inançlı inançsız fark etmez, Allah’ın ayetlerine kalben inanmadıklarını açıkça yüzlerine karşı söyleyecektir. Bu da şu demek olabilir. Bu adam kişilerin iç dünyasını (kimyasal tepkimeleri) rahatlıkla görebiliyor olmalıdır. Bir çeşit filtre gibi…
Allah’ın her işinde bir hikmet (anlam ve mana) vardır ayeti uyarınca; toz olmuş bir fosilin yeniden dirilişi, materyalist aklın bittiği, ilahi matematiğin gösteriş yapmaya başlaması demektir. Gösteriş demişken! Dabbet sözcüğü “Debdebe” sözcüğü ile aynı kökten gelir ve anlamı “gösteriş / gösterişli olan / görkemli” demektir. Böyle görkemli bir geri dönüşte kendisine verilen akıl ve beden yüceliği yine Kur’an’da adı ve namı anılan önemli bir karakteri akla getiriyor! Kur’an’da bu halde anılan bu profile uygun tek kişi Talut‘tur.
Not: Dirilmeye inanmayanlar dikkat ediniz! “Size hiç kimse daha önce böyle net bir tarih vermedi.” Umarım iddianın ne kadar ciddi olduğunun ve tehlikenin ne kadar büyük olduğunun farkına varırsınız. Çünkü 26 sene sonra artık iş işten geçmiş, saflar belli olmuş, gardlar alınmış olacak. Şöyle hayal edelim! Farz etki 26 sene yaşamadın ve ölüp bu olayı kaçırdın. Bunun için üzülme! Çünkü sende, o çok merak ettiğin ölü dedende 2052 senesinden sonra diriltileceksiniz.
KUR’AN’IN DOĞA OLAYLARIYLA MATEMATİKSEL ETKİLEŞİMİ: HESAP İŞLERİ BAŞLIYOR!
Okuduğunuz sunumunun hesap çıktısı Kur’an’ın indiriliş tariyle tam bir uyum içindedir ve bu uyumum sayısal koordinatı 19 sayısıdır. Kur’an tam olarak 608 senesinde 9.ayın 23.gününde ekinoks gününün gecesinde (Kadir gecesi) inmiştir. Kur’an’ın indiriliş tarihi üzerine kapsamlı link yazının sonuna eklenecektir.
DABBET-ÜL ARZ İÇİN 2052’DE GÖKYÜZÜNDE 3 İŞARET BULUNACAK.
1.Mühür (Zamanın Kilidi): Halley’in 19. turu; 608’den 2052’ye (19×76)
2.Mühür (Mekanın Dengesi): 23 Eylül Ekinoksu; Arzın formatlanması.
3.Mühür (Hükmün İmzası): Aynı gün 23.günü “Halkalı Güneş Tutulması”.
Kur’an’da Dabbet-ül Arz tek yerde; 27.sure 82.ayette anılır ve Dabbet-ül Arz’ın hayata geri iadesindeki yollanış amacı; sırf insanlara bir ispat sunumu olmasıdır. İnsan Suresi Kur’an’da 76.suredir. Dabbet-ül Arz’ın 19’unu İnsan Suresinin 76’sına çarptığımızda: 2+7+8+2= 19×76=1444 sayısını elde ederiz.
Şimdi Kur’an’ın indiriliş tarihi olan 608 sayısının üzerine 1444 sonucu ekleyelim ve çıkacak olan sonucu görelim: 608+1444= 2052 = DABBET-ÜL ARZ
TEKNİK NOT: HALLEY’İN KOZMİK RADAR VE ZAMAN SKALASI AÇIKLAMASI:
Halley Kuyruklu Yıldızı için modern astronominin öngördüğü 2061 tarihi, objenin ‘Günberi’ (Güneş’e en yakın ve en parlak olduğu) zirve noktasıdır. Bu, insan gözünün optik sınırlara dayalı ‘Gözlem’ takvimidir. Ancak bu makalede sunulan 2052 navigasyonu, objenin Güneş sistemine ‘Giriş Protokolü’ ve 19. periyodik turunu başlatma anı üzerine kuruludur.
Kozmik bir barkod okuyucu gibi işlev gören Halley, 2052 senesinde Güneş sisteminin manyetik etki alanına (helio-küre) giriş yapar. Bu evrede obje henüz çıplak gözle ‘Görülebilir’ (optik) safhada değildir; ancak nükleer ve kütleçekimsel etkisiyle 2052 Ekinoksu ve Halkalı Güneş Tutulması ile senkronize olarak ‘Sistemi Tetikleme’ (Dabbet-ül Arz’ın diriliş komutu) görevini icra eder. İnsanlığın bu hadiseyi gökyüzünde bir ‘Şölen’ olarak izlemesi 2060’lı yılları bulacak olsa da, kozmik müdahalenin ve nükleer imzanın atıldığı ‘Zaman Skalası’ 2052’dir.
Özetle: Halley’in 2061 senesi astronomik bir seyir tarihidir, 2052 senesiyse kozmik bir operasyon tarihidir.
Tüm bu kozmik enerjiyle toprağın harında ete kemiğe bürünmüş, DNA’sı taranıp (mesih edilmiş) “Süper Genetik İnsan”, İşte Kur’an’ın vaat ettiği bu Dabbet-ül Arz’dır. 2052 senesinin 9.ayın 23.günü tamda bu 3 büyük hadisenin Güneş sisteminde bir arada yaşanması üzerine karşınızda duracaktır.
Kur’an; cahilce sohbetler eşliğinde: Ama Kur’an bu konuda eksik bırakılmış. Veciz ve Müphem iftiralarından çok yücedir! Eksik Kur’an’da değil sizin kalbinizde.
Aradığınız Mesih hakikatleri yağlı boya tablolarıyla süslenmiş vahiy kitaplarının içinde değildi; Kur’an’ın tarif ettiği gibi bizzat tabiatın, zamanın ve toprağın o sarsılmaz matematiğinde gizliydi. Çünkü Allah her şeyi sayılarla hesaplayıp tasarladığını hep belirtmişti. “72.28”
Şimdi o “Büyük Bekleyiş”in sonuna, takvimlerin sustuğu o nükleer şafağa bakabilecek gözleriniz varsa (lafım meclisten dışarı) buyurun hesap ortada. Ama hesaplayacak aklınız, iman edecek kalbiniz varmı?
1. Kozmik Sayacın 19. Turu: “Halley’in 19. İmzası
Kur’an, gökyüzünde o meşhur kuyruklu Halley yıldızının süzüldüğü 608 senesinin bir sonbahar gecesinde inmeye başladı. O gün göğe atılan o ilk imza, sıradan bir gök olayı değildi; O büyük Allah’ın insanlık için kurduğu bir “çalar saatti
Halley’in İmzası: 608 yılındaki o ilk geçişte Vahiy başladı. Her 76 yılda bir bu “Kozmik Elçi” sistemin üzerinden geçerek bir çentik attı. Ve o 19. çentik çalar saatin ziliinin 2052 senesi için çalmaya ayarlıdır.
Bu bir tesadüf değil, ilahi bir randevudur. Gökyüzü: 2052-608=1444 yıl önce başlattığı geri sayımı, 2052’de 19×76 olarak tamamlıyor. Kur’an; görmek isteyenler içn artık vade doldu diyor ve bunu akledip öğrenmek isteyeler için en büyük doğa olaylarını üst üste geçiriyor… Neml Suresi 82 ayeti: “Söz verilen zaman başlarına geldi; artık sahne Dabbet-ül Arzın diyor!”
2. Gökyüzündeki Dev Mühür: “Halkalı Güneş Tutulması
23 Eylül 2052 günü başınızı yukarı kaldırdığınızda, sizi Güneş’in çemberine kazınmış devasa bir taç karşılayacak. O gün gerçekleşecek olan “Halkalı Güneş Tutulması”, gökyüzünün en büyük mühürüdür.
Güneş, bir taç gibi parlayacak; adeta ölümden dönmüş, dirilmiş olan o görkemli süper adamın (Dabbet-ül Arzın) başına, Süleyman’ın hükümranlık tacı gibi takılacak. O gün gökyüzünde oluşacak olan halka (annulus), sıradan bir ışık oyunu değil; Dabbet-ül Arz için hazırlanmış bir liyakat mühürüdür. Ekinoks günü Süleyman’ın hükümranlık tacı bizzat Güneş tarafından onaylanacak.
Onun hükümranlığı bir devrin kapandığı; vampirlerin “yeni Dünya düzenini” yerle bir edildiği ve artık Allah’ın yeni Dünya düzenin geçerli olduğu anın başlangıç tarihidir. Gökyüzü o gün taktiri ilahi mühürlerini vururken, Halley kuyruklu yıldızı yeryüzünü bir Barkod okuyucu gibi tarayacak.
3. Büyük Denge: “Ekinoks ve Arınma
Tüm bunlar yetmezmiş gibi, o gün takvimler yine o kadim günü, 23 Eylül’ü gösterecek. Gece ile gündüzün, karanlık ile aydınlığın tam dengede olduğu o ekinoks günü… Tıpkı Kur’an’ın ilk indiği o sıfır noktası gibi, Dünya yeniden bir format anına girecek.
O an, gökyüzünde bu üç devasa doğa olayı (Ekinoks, Tutulma ve Halley) aynı saniyede birleştiğinde; artık kimse “Hani nerede o beklenen?” diyemeyecek. Çünkü o an başlar gökten yere eğilmek zorunda kalacak. Aranan ve meydan okunan adam, o gümüş saflığındaki iradesiyle, tam bastığınız o toprak fabrikasından (MEHDİDEN) çıkıp “işte geldim” diyerek yürekleri ağza getirecektir.
Dabbet-ül Arz’ın aramıza katılacağı 2052 senesi dahi 19’un katıdır. 19×108
Bu muazzam takvim, sadece anlık bir doğa olayı değil; 2052’de başlayıp 2061’de zirveye ulaşacak olan 9 yıllık bir ‘Gezegensel Format’ sürecidir. 2052 senesindeki 3 Mühür birleştiğinde, Halley’in sisteme girişiyle tetiklenen o ilk nükleer komut, Dabbet-ül Arz’ın tekil ve sarsıcı uyanışını (Prömiyer) gerçekleştirecektir.
Ancak bu uyanış, 2058’deki büyük ‘Melhame-i Kübra’ (Armageddon) savaşı sonrası Nihayet vakit 2061 yılına geldiğinde; Halley Kuyruklu Yıldızı yörüngesinin zirve noktasına (Günberi) ulaşıp sistemi tam kapasite taradığında, o sessiz toprak fabrikası resmen seri üretime geçecek ve milyarlarca ölü insan aynı anda arzdan fışkıracaktır. 2052 uyanışına sihir diyenler, 2061’de Ahiret Galası’nda, hakikatin bizzat kendisiyle yüzleşeceklerdir.
SONUÇ: MASAL DEĞİL, DOĞA KONUŞUYOR!
2052, hayalperestlerin kabusa uyanacağı, liyakat sahiplerinin ise arzı devralacağı yıldır. Çünkü “Allah Nurunu Tamamlayacaktır” Gökyüzü mühürlenirken, toprak dile gelecek! Karşınızda toprağın (Mehdinin) harıyla yoğrulmuş, DNA’sı ilahi matematik ile düzenlenmiş, varlığı Ekinoks günü Güneş tutulması ve Halley kuyruklu yıldız tarafından onaylanmış, “Dabbe-Talut-u Mesiha yönetimi devr alacaktır hemde söke söke.
Artık ne söz kalacak, ne de müphem bir karanlık… Sadece sayılar, sadece hakikat ve o gümüş iradenin sarsılmaz hükmü… Herşey tek frekansa bakar: “EYY DNA HUUU”
MEHDİNİN (toprağın) YARATIĞI: “DABBE-TALUT-U-MESİHA”
Hesap ortada, takvim işliyor. Saati kuran Allah, vakti geldiğinde mühürü bizzat doğanın eliyle vuracaktır.
Deli ile dâhinin arasındaki fark, masadaki matematiksel kanıttır. İşte yazı burada en ufak bir çatlak varmı? Artık ister deli deyin, ister bir bildiği varmış deyin.
Şunu anlamalısınız! Burada mesele ben değilim kendinizsiniz… çünkü zaman kalmadı… 
Link: KUR’AN VE 608 SENESİ
Link: DABBET-ÜL ARZ VE TALUT
LİNK: MÜDDESSİR: ÖLÜ ADAMIN UYANIŞI
Link: DABBET-ÜL ARZ + TALUT = MESİH
“Zihnet Metin”
kuran19.org “Dabbet-Ül Arz” tanıtım yazıları.

6 YORUMLAR