“ASHAB-I KEHF”
_1_

“Bismillahirrahmanirrahim”

“Besleyip Koruyan Allah’ın adıyla”

Kur’an’ı gerçekten Hz. Muhammed mi yazdı, yoksa o, kendisinden çok daha üstün bir bilginin taşıyıcısı mıydı? Bu soruyu cevaplamak için, modern matematiğin ilkel bir çağda nasıl var olabildiğini anlamamız gerekir. Bu yazı, Kehf Suresi’ndeki Ashab-ı Kehf kıssasının, basit bir hikâyenin ötesinde, tamamen sayısal bir düzen üzerine inşa edildiğini ortaya koyuyor. Ayet numaralarından harf sayılarına kadar, her detayda gizlenmiş 19 sayısı, Kur’an’ın rastgele yazılmadığının ve her şeyin ilahi bir hesapla var olduğunun en güçlü kanıtıdır. Bu kanıtlar, sizi bildiğiniz tüm gerçekleri sorgulamaya zorlayacak.

Bu yazı 18.Surede 19 ayette anlatılan Ashab-ı Kehf adlı gençlerin konusudur. Enteresan güzellikte olan kıssa sayısal bir sistem üzerine bina edilmiştir. Şimdi gençlerin başından geçenleri anlatan ayetleri okuyalım ve sonra sayısal düzenine odaklanalım.

“18 KEHF SÜRESİ”
9. Yoksa sen mağara arkadaşlarını ve derleyip yayınladıklarını bizim şaşılacak ayetlerimizden olmadığını mı sanıyorsun?

10. O gençler mağaraya sığındıkları zaman, “Ey yaratıcımız! Bize katından bir iyilik ver ve bu işimizden bizi haklı olarak çıkart.” dediler.

11. Biz de mağarada senelerce onların iç kulağını kapatıp uyuttuk.

12. Sonra onlara tekrar şuur verdik -ki iki taraftan hangisinin- orada kaldıkları süreyi daha iyi hesaplayacağını deneyelim.

13. Biz sana onların hikâyelerini gerçek olarak aktarıyoruz. Doğrusu onlar, yaratıcılarına sadık gençlerdir. Biz onların farkındalığını artırdık.

14. Ve biz onların kalplerini de kuvvetlendirdik. Sonra onlar halkın önüne çıkıp dediler ki; “Bizim yaratıcımız göklerin ve yerin yaratıcısıdır. Biz O’ndan başkasına tanrı diye seslenmeyeceğiz. Aksi takdirde çok saçma konuşmuş oluruz.

15. İşte şu falancalar, O’nun dışında tanrıçalar edinen milletimizdir. Peki, onlar için apaçık bir delil göstermeleri gerekmez miydi? Öyleyse Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir?”

16. “Demek öyle… Siz kendinizi onlardan soyutladınız ve Allah’tan başka taptıkları şeylerden uzak olmak istiyorsunuz? O zaman mağaraya girin. Yaratıcınız size rahmet etsin ve işinizde size kolaylık versin.”

17. Görmek istiyorsan! Güneş doğduğu zaman mağaranın sağ tarafına meyleder, battığında ise sol taraftan onları sıyırıp geçer. Onlar ise onun geniş bir alanındadır. İşte Allah’ın işaretleri bunlardır. Allah kime rehberlik ederse, işte o doğru yolu bulmuştur; kimi de saptırırsa, artık ona doğru yolu gösterecek hiç kimse yoktur.

18. Sen onları uyanık sanırsın, oysa onlar uyurgezerdir. Çünkü biz onları bir sağa bir kuzeye çeviririz, köpekleri de girişte ön ayaklarını uzatmış vaziyettedir. Şayet onlarla karşılaşsan onların bu görünüşlerinden için korkuyla dolar ve hemen uzaklaşırdın.

19. Derken böylece onları birbirlerine sorsunlar diye uyandırdık. İçlerinden biri, “Ne zamandır buradayız?” dedi. Kimisi, “Bir gün veya bir günden daha az olabilir.” derken kimisi de “Ne kadar kaldığımızı en iyi yaratan bilir. Şimdi biriniz bu kâğıtlarla şehre gitsin. Hangi yemek güzelse ondan bize erzak getirsin. Ve dikkatli davransın da yerimizi kimseye açık etmesin.” Dediler.

20. Çünkü onlar bizi ele geçirirlerse ya kendi dinlerine inanmaya zorlar ya da taşlarlar. İşte o zaman asla kurtulamayız.

21. Böylece Allah’ın vaadinin gerçek olduğunu ve kıyamet gününün gerçekleşmesinde de hiçbir şüphe bulunmadığı bilinsin diye onları açık ettik. Nihâyetinde onlar hakkında ne yapacaklarına karar vermek için oturum yapanlar. “Onlara, kendilerine ait bir bina inşa edilsin. Onları en iyi yaratan bilir.” derler. Onların durumuna hâkim olanlar; “En iyisi onların adına bir ziyaret merkezi yapalım” derler.

22. Şimdi, bilmeyenler fikir yürütüp diyecekler ki: “Üç kişiydiler dördüncü köpekleriydi.” “Beş kişiydiler altıncı köpekleriydi.” “Yedi kişiydiler sekizinci köpekleriydi.” De ki “Onların sayısını yaratan çok iyi bilir ve buna çok az kimse vakıftır. O halde onlar hakkında ancak önü açık bir savunma yap. Ve bu konuda onlardan hiç kimseye akıl danışma!”

23. Ve hiçbir şey için, “Bunu yarın yapacağım” da deme.

24. Doğrusu, “Allah dilerse” demelisin. Unuttuğun zaman ise Yaratanı an ve de ki: “Umarım yaratanım beni bundan daha iyi bir sonuca iletir.”

25. Onlar mağarada üç yüz yıl kaldı ve buna dokuz yıl daha eklediler.

26. De ki: Allah onların ne süre kaldıklarını en iyi bilendir. Göklerin ve yerin gizemleri O’na aittir. O, görür ve işitir. O gençlerin O’ndan başka bir koruyucusu yoktur ve O, hükümranlığında hiç kimseyi ortak etmez.

27. Ve yaratanın kitabından sana bildirildiği gibi oku. Onun kelimelerini değiştirecek kimse yoktur ve O’ndan başka bir sığınak da bulamazsın. ‘Toplam 19 ayet

Not:Kıssanın sözlü anlatımına odaklanan “çarpıcı” içerik için Link. UYURGEZERLER II

Şimdi bu ayetleri matematiğe döküyoruz. Başka hiç bir eser de göremeyeceğiniz asla tanık olamayacağınız matematik işlemleriyle karşılaşacaksınız. Tanrı’nın alfabeyi, rakamları ve bir mevzuyu hayet verici bir tarzda işlediğine tanık olunuz.

Göreceğiniz bu matematiksel hesaplar herkesin anlayabileceği, fakat hiç kimsenin taklit edemeyeceği bir şifrelemedir. Bu yazıda maksat Kur’an’ın sayısal mimarisine tanık olmak ve bulabildiğimiz kadar 19 sayısını bulmaya çalışmak olacaktır. Bunun amacı şunun içindir. Kur’an’ı geçekten Hz. Muhammed’mi yazmıştır? Yoksa Kur’an gerçekten de bir yaratıcı kitabımıdır?

Hz. Muhammed yazdıysa o çağda modern matematiğin olmayışı yalnız surenin sayısal mimarisinin çağımız insanına hitap ediyor oluşunu nasıl izah edeceğiz? Kur’an’ın modern sayısal düzene sahip olması çok dikkat çekicidir. Anlattığı olayların hayat içinde bir karşılığının bulunması ise daha da çarpıcıdır.

Buyurun:

Ashab-ı Kehf gençleri 18.surede 9.ayette başlar 27.ayete biter.

İlk işlem: Sure numarası ile kıssanın en alt basamağı ve en üst basamağı olan sayıları tek hane olarak toplayalım, 1+8+9+2+7= 27 “27” sayısı kıssanın son ayetidir ve 27 sayısı aynı zamanda 1.ayetten 27.inci ayete kadar olan toplam ayet sayısıdır.

Şimdi sure numarası 18 ile kıssanın geçtiği 9 ve 27 sayılarını toplayalım.

18+9+27=54 “3×18” 18 sayısı Surenin kendi numarasının karşılığıdır.

Konunun geçtiği ayetlerin en üst basamak 27 sayısından en alt basamak olan 9 sayısını çıkartalım.  27-9=18 “2×9” Kıssanın Sure numarasıdır.

Şimdi sure numarası ile ayet adetlerini çarpıyoruz. 18×19=342 “18×19” Üzerinde 19 vardr.

Şimdi surenin sayılarını ve ayetin sayılarını yan yana tek hane olarak topluyoruz. 1+8+1+9=19 “19” Üzerinde 19 vardır.

Altta Kehf gençlerini anlatan ayetlerin sayısal dizilimini görüyorsunuz. Onları öz dizilimine göre topluyoruz,
9+10+11+12+13+14+15+16+17+18+19+20+21+22+23+24+25+26+27=342 “18×19” Üzerinde 19 vardır.

Şimdide ayet sayılarını tek hane olarak toplayalım.

9+1+0+1+1+1+2+1+3+1+4+1+5+16+1+7+1+8+1+9+2+0+2+1+2+2+2+3+2+4+2+5+2+6+2+7=108, 10+8=18, 108/18=6  “6×18” Kıssanın Sure numarasıdır.

108 sayısına ayetlerin toplam adeti olan 19 sayısını eklersek sonuç yine, 1+8+1+9=19’dur. Üzerinde 19 vardır.

Toplam sonuç olan 342 sayısı, aynı zamanda konuyu anlatan kıssasının toplam alfabe, sayısıdır. Kısanın tamamı toplam 342 alfabe ile anlatılmıştır. Arap alfabe örneği : ي و هـ ن م ل ك ق ف غ ع ظ ط ض ص ش س ز ر ذ د خ ح ج ث ت ب ﺍ
Kıssayı oluşturan Arapça alfabe harflerinin toplam sayısıda 342 harftir. 18×19=342 Üzerinde 19 vardır.

Ayetlerde gençlerin kaç kişi olduklarına dair fikir yürütenlerin konuşması geçer. Şimdi 22.ayette başkalarının ağzından dolaylı yoldan anlatılan sayılara bakalım.

22. Bilmeyenler fikir yürütüp diyecekler ki: “3 kişiydiler 4. köpekleriydi.” “5 kişiydiler 6. köpekleriydi.” “7 kişiydiler 8. köpekleriydi.”

Ayette verilen sayılar 3+4+5+6+7+8 dir.
Sonra 25.ayette de, bu kişilerin mağarada kaç sene kaldıklarına dair net bilgi verilmektedir. ‘Mağaralarında üç yüz (300) yıl kalıp dokuz (9) arttırdılar’ demektedir, eldeki tüm sayıları yan yana toplayalım sonuç:

3+4+5+6+7+8+9+300=342’dir. Üzerinde 19 vardır.

Bu işlemlere zorlama diyenler olabiliyor. Onları anlıyoruz, bunlar bize göre zorlama değil onlara göre zor olabilir. Biz, sayıların bizi götürdüğü yere kadar gidiyoruz ve işlem sonuçları bizi kendi doğruluğuna şahit etmektedir. Bunun başka bir açıklaması olabilir mi?

Şimdi elimizde sürekli olarak karşımıza çıkan 18, 19 ve 342 sayıları var. Bu sayılar üzerinde şu işlemi yaptığımızda çıkan sonuç bizi doğruluk ölçüsüyle motive etmektedir.

18+19+342=379, 3+7+9=19 Üzerinde 19 vardır.

işte budur. 74.süre 30.ayet aynen şöyle der. “Onun üzerinde 19 vardır”

19 nedir? 

Kur’an’ın Matematiksel İmzası

Kur’an’ın Müddessir Suresi’nde, “Onun üzerinde 19 vardır” ifadesi geçer. Bu cümle, bir karakterden bir olaya, bir tarihten bir nesneye kadar her şeyi kapsayabilecek kadar geniş bir anlama sahiptir. Çünkü 19 sayısı, Rabb’in hayat ve tüm yaratılış üzerine attığı ilahi bir imzadır.

Cin Suresi’nde ise Allah, “Her şeyi sayı ile hesaplamıştır” der. Bu, evrendeki her şeyin belirli bir matematiksel düzen içinde tasarlandığı anlamına gelir. Bu nedenle, hayat bilgileri üzerine yaptığım tüm hesaplar, Kur’an’daki kendi karşılığını bularak ilerler. Kısacası, bu hesaplar rastgele değil, denklem üzerine kurulduğu için birbirini doğrular sonuçlar ortaya koyar.

Bu durumu en iyi şu sözle anlatabilirim: “Hayat bir sahnedir, Kur’an ise o sahnenin senaryosudur. Bizler de bu sahnede rol alan oyuncularız.” Şimdi, bu anlayışla asıl konumuza dönelim. Sizce bu gençler hangi milletin içindedir ve hangi vatanın topraklarında dır?

Hayatları 19 sayısı üzerine bina edilen bu gençlere en uygun vatanın Türkiye Cumhuriyeti olduğuna inanıyorum. Çünkü:

1- Türkiye üzerinden 19 meridyen geçer.

2- Türkiye üzerinde 19+19+19+19=76 zaman farkı vardır.

3- Türk ismi ebcet değeri 703 tür. 19×37=703

4- Türkiye Cumhuriyetini kuran liderin ismi 19 harften oluşur.

M1U2S3T4A5F6A7K8E9M10A11L12A13T14A15T16Ü17R18K19 toplam 19 harftir. Doğumu 19×99= 1881’dir. 19’un 99 katıdır. Ölümü ise 19×102= 1938’dir. 19’un 102 katıdır. Ölüm yaşı 57’dir. 19’un 3 katıdır.

Millet sloganımız “Ne mutlu Türküm diyene” sözü 19 harftir.
Öyleyse, NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Görüldüğü gibi her şey mükemmel bir hesap içindedir. Bu hesap işini ortaya koyan ise Allah’ın izniyle kuran.19.org’ tur.

Kehf gençleri Türk yurdunda Türk milletinin içinden birileridir. Bu kıssanın kahramanı olan gençler kimlerdir hangi mağaradadır şimdilik bir sırdır. Onlar, kıyamete yakın bir zamanda ortaya çıkacaklardır.

Bu gurup yanlarında büyük bir bilgi daha taşımaktadır. Ashab-ı Kehf tanımlı gençler Kehf suresinin 9 ila 27. ayetleri arasında belirtildiği gibi dünyanın sonuyla da doğrudan ilişkilidir.

Bu bilgiyi inceleyiniz: KIYAMET

Ashab-ı Kehf gençleri kıyamet temalı bir anlatım içindedir. Bu ise onların henüz ortaya çıkmadığını, onların adına açılmış mağraların birer düzmece olduğunu gösterir.

Böylece, elçilerin Rab’lerinin mesajını ilettikleri ortaya çıksın. Rableri onların yaptıklarını tümüyle kuşatmıştır ve herşey sayı ile hesaplamıştır.

İnsanlara ufuklarda ve kendi nefislerinde ayetlerimizi göstereceğiz ki onun (Kuran’ın) gerçek olduğu, onlara iyice belli olsun. Rabbinin her şeye şahit olması, yetmez mi?

Övgü Allah’adır.

“Erdoğan Metin”

www.kuran19.org’ a aittir.