islam-olmak-nedir
islam-olmak

İSLAM
*
Hiç şüphesiz din, Allah Katında İslam’dır… Ali İmran S.19 bildirisi
Allah katında işleyiş, mikrodan makroya ISLAH programıdır…

İslam; Allah (Tabiat) katındaki (anlayışında) bir programdır. Allah katında olan şey ise tüm evrenler için belirlediği bir işletiliş ve işleyiş biçimidir.

İSLAM demek ‘ISLAH’ demektir. ıslah ise eğitimli olmak demektir. Eğitimli olmak ise medeni olmak denektir, Medeni ise medeniyetli demektir. Öyleyse İslam, UYGAR/UYGARLIK demektir.

Allah katındaki bu biçim Allah tarafından doğrultulmuş en güzel şekle sokulmuş bir yaşam prensibidir. -> DÜZEN

Allah, henüz duman halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yere dedi ki: «İsteyerek veya istemeyerek gelin.» İkisi de: «İsteyerek geldik» dediler. Böylece onları, iki günde yedi gök yaptı ve her göğe emrini bildirdi….  Fussilet S.12 bildirisi

Tüm evren Tabiatın kendi programına dahildir.
Evrenin bir bilinç sahibi olduğunu şu ayette de görürüz. >>Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara sunduk; onu yüklenmekten kaçındılar, onun sorumluluğundan korktular…<< Ahzap S.72 bildirisi

Allah tüm bu işleyişi kendi programına soktuktan sonra, seçimini özgür iradesiyle yapabilme yetkisi verilen zekâ sahibi olan (ins ve cins) e, elçiler aracılığı ile evrensel sisteme uyum sağlamalarını yasalarla bildirmiştir.  Yine Ahzap S. 72 nin devamında, İNS olanın ise çağrıya cevabı olumlu olmuştur.  >>Sorumluluğu  insan yüklendi; doğrusu zalim ve cahildir. (cahilce davranmıştır)<<

Kabulünden sonra, evrensel prensibe uyması gereken yasaları elçiler aracılığıyla rehber kitaplarla bildirmiştir.

Ben insanları (erkekleri) ve cinleri (kadınları) yalnız bana itaat etsinler ve beni yüceltsinler diye yarattım. Zariyat S.56

Yaratılan bu yaratıklara da kendi katındaki evrensel dini (UYUMSAL) tavsiye etmiştir.

Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam’ı (ıslahı) seçip-beğendim. Maide S.3

O, davranış ve eylem bakımından hanginizin daha iyi, daha faydalı olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır. Mülk S.2
*

Öyleyse İSLAM

İslam= UYGARLIK
Müslüman= Uyumlu ‘MEDENİ’ ÇAĞDAŞ lıktır. Geri değil ileri gitmek demektir. Ayette dediği gibi, MuAhmet ölür yada öldürülürse siz topuklarınız üzerinde gerisin geriye mi döneceksiniz?

Kuran’ın prensiplerinde İslam programı ile, günümüz geleneksel İslam anlayışı birbirine tam olarak ZIT durumdadır. Kuran uygarlık ile ileri gidin derken, günümüz geleneksel anlayışı tamamen geri geri gitmektedir. Bu prensiple Kuran diğer inançlar üzerinde ise aynen şöyle der;

İnananlar, Yahudiler, Hristiyanlar ve diğer dinlerden her kim: Allah ‘a (Tabiata) ve ahirete (ölüdkten sonra Tabiatın yeniden dirilteceğine) inanır ve erdemli bir hayat sürdürürse, onların ödülleri Sahipleri katındadır. Onlar için korku ve üzüntü yoktur. Bakara S.62

İslam barışı, uyumsal yasayı emreder. İslam sevgiyi şart koşar. Üstteki ayet nasıl olunması gerektiğine bir belgedir.

*
Allah, kimi hidayete erdirmek isterse, onun göğsünü (anlayışını) İslam’a (Uygarığa) açar. Enam S.125

İslam Evrenin işlettiği bir şeriattır. (YÜCE KUDRET)

Fakat günümüzde bu tamamen yanlış bir anlayıştadır. Şeriat demek Evrenin Bileşiklerinin mecbur edişi demektir. Ve mecbur edicilik ise insanların uygulayacağı bir yasalar bütünü değildir. Bu zaten Evrensel olarak mecbur bırakılan bir yaşam hali demektir. Allah dediğimiz Evrenin bileşiklerinin her an işlettiği kuvvet uygulaması demektir. İnsani bir devlet yapısı demek değildir.

Allah katında din islamdır bildirisi, bize uyumsal işleyişin şeklinin ve halinin bildirisidir. Bu programa uyan her tür varlığa ise varlık amaçlarına uygun olarak davranış biçimleri bildirilmiştir. -> (Islah edilmesinden sonra yeryüzünde düzeni bozmayın)
Kim bu evrensel uyum yasasına davranış olarak uyuyorsa zaten şeriatı yaşıyor demektir.
Allah bizlere dinleri kavga etsinler diye değil MÜNAZARA/eytişme yaparak en doğru yola ulaşsınlar diye yok etmemiştir. İsteseydi hep sini yok edebilirdi. Ama bu, doğruya çabalayarak ulaşmalarını sağlamak değil zorunlu bir uygulama ile dayatmak olurdu. Bu ise evrensel gönüllü olma durumuna ters gelirdi.
*
Allah, kimin göğsünü (anlayışını) İslam’a (barışa) açmışsa, artık o, Sahibinden bir nur (bilgi) üzerinedir, değil mi? Zümer S.22
*
İşte Allah, inanarak güzel işlerde bulunan kullarına böyle müjde vermektedir. De ki: “Ben buna karşı yakınlıkta sevgi dışında sizden hiçbir ücret istemiyorum.” Kim bir iyilik kazanırsa, Biz ondaki iyiliği artırırız. Gerçekten Allah (Tabiat), bağışlayandır, şükredene karşılığını verendir. Şura S.23

Erdoğan Metin
www.kuran19.org

1 YORUM